"Yaş Değiştirme Törenine Yetişen Öyle Bir Şiir
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
Bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle
Ve yarışırsa ancak Monet'nin
Kadınlarına yaraşan giysilerinle
Gördüm de
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
Öyle kısaydı ki adımların, diyelim bir yaz tatilinde
Bir otel kapısının önünde, tahta bir köprünün üstünde
Bir demet çiçekle paslanmış bir kedi arasında
Öyle kısaydı ki adımların
Şöyle bir bardak yıkayışının vaktiyle
Ölçülür ve denk düşerdi ancak
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
Yok bir yanıtın "nereye" diyenlere
Bir buz titreşimi gibi sallantılı ve şaşkın
Ve çabuk bir merhaban vardır bir yerden gelenlere
O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etiler'den Hisar'a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
"Ç Ü N KÜ
Üşümüş bir sokak kedisinin kirli burnunu kâğıt mendiliyle silen o küçük kız olmak isterdim,
çünkü inanırım o küçük kızın çağrıldığına
o yavru kedinin derdine çare bulamasa da
saflığından ötürü onun çağrıldığına inanırım
belki saflığı iyileştirir onu çağıran cümleyi,
belki onun sözcükleri açık yaraları kavuşturur,
belki bir melek tercümesidir o küçük kız
insanların ve hayvanların dilleri arasında elçidir, insanın bahtiyarlığını hayvana, hayvanın iyiliğini insana iletmek için gönderilmiştir,
belki de dünyada bundan başka mes'el yoktur,
belki de bu mes'el dilden dile söylene söylene insanlarla hayvanlar arasındaki sırları da bildirir o zaman insanın utandığını hayvan unutur
hayvanın hatırlattığı şeylerde insan kendini bulur
ve sokak kedisinin hastalığına çağrılan küçük kız o şaşkın hemşire, o melek tercümesi 'kelimelere kıyamam' diyen bir şiirin yerine 'tam teşekküllü bir dost' gibi tamam olur..."
"Dilim daha incedir sözlerimden ve daha derin bakışlarım gördüğünüzden, şiir bile uslu kalır yanında deli suskunluğumun, ben delidildim, aşkı aşkla konuşurdum"