Üzgün Kediler Gazeli

8,5/10  (30 Oy) · 
97 okunma  · 
33 beğeni  · 
1.551 gösterim
İÇ NEFES
o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!

aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin

o bir dile sığınmıştı, sözü içinde
yolu yoluma çıkmıştı, çölü içinde
ben eski kalmıştım, senin içinde
oysa kaç çocuğun yerine övmüştüm seni!

düşü geçtik, kendine bakabilirsin

o bir bende kırılmıştı, hayli içimde
ıssız otağ kurulmuştu, canım içinde
ben kime kalmıştım, senin içinde
oysa kaç bahçe yerine açmıştım seni!

kimi geçtik, kimseye sorabilirsin
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • ISBN:
    9786055340261
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Cansu A. 
 10 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde

Haydar Ergülen gerçekten sevdiğim şairlerden biridir ancak kitaptaki çoğu şiir tatmin etmedi beni. Hatta bazılarını okurken o kadar sıkıldım ki, bitmesine kaç sayfa kaldı diye hesaplamalar yaptım.

Biliyorum, bugüne kadar yaptığım çoğu incelemede beğenmediklerimi ele aldım. Nedeni de, beğendiğim kitapları bir kaç cümleye sığdıramayacak olmam desem de inanmayın, kelimelerimin yeterli olacağını düşünmediğimden ve yazarına bu şekilde haksızlık etmek istemediğimden yazmak istemedim.

Tekrar kitaba dönecek olursak, çok beğendiğim dizeler de oldu tabi ki ama okurken ciddi anlamda yorulduğumu hissettim. Çünkü Haydar Ergülen gerçekten anlamdan çok biçime önem veriyor ve bu da dizelerdeki anlam bütünlüğünü etkiliyor haliyle. Evet, kelimeler çok yalın ama kelimelerin yan yana gelişi anlamına değil, biçime renk katıyor.

Üniversitede Kanser Hücreleri dersinin sınavına hazırlandığım günleri anımsattı bana, hocamın yazdırdığı beş altı satırdan oluşan cümlenin başı ile sonunu birleştirip anlamak için defalarca okuduğum zamanlara geri döndüm. Cümlenin sonuna geldiğimde başında anlatmak istediğini unutuyor ve cümlenin başı ile sonu arasında bir anlam bütünlüğü arıyordum. :) Sonuç olarak hocamı sevdiğimden katlanıyordum, üstelik tüm bunlara rağmen seçmeli derslerinin de tümünü almıştım. :)

Şiirin dili, günlük konuşma dilinden farklıdır. Şair, coşku, heyecan ve hayallerini ifade edebilmek için dili alışılagelmişin dışında kullanır; kelimelere farklı anlamlar yükler, edebi sanatlardan yararlanarak özgün imgeler oluşturur. Haydar Ergülen de kelimelere o kadar farklı anlamlar yüklemiş ki, anlamadığım yerler oldu. Bu yüzden de şairin hayatını araştırmak istedim bir kaç ipucu yakalarım diye. :)

Biliyorum, kitabı olumsuz eleştiren tek kişi benim ve bu yüzden topa tutulmam an meselesidir, ama n'apayım, herkes beğenmiş diye beğendim diyecek değilim ya! :)

Tamam, hadi bazı şiirlerine haksızlık etmeyim. Malumunuz, her şiiri beğenmeyiz sonuç olarak, ruh halimize hangisi uyuyorsa ya da hangi dizelerde kendimizi buluyorsak o şiir dünyanın en güzel şiiridir.

Üzgün Kediler Gazeli adlı şiir kitabında ben ben'i bulamadım, sanırım bundan bu kadar eleştiri. :)

Yine de okuyunuz derim, belki siz kendinize rastlarsınız dizelerinde. :)

Ha bu arada hocamın tüm seçmeli derslerini mecburiyetim olmadığı halde severek aldığımı belirtmiştim, Haydar Ergülen'in diğer kitaplarını da alacağım elbette. :)

Keyifli okumalar...

Emine Nur 
29 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Biz çok yalnızdık! Ve galiba yalnızlığın bol gelmesinden içimizdeki bu kalabalık. Öyle korktuk ki yalnızlığımızdan, kimseye bırakmadık!
Okurken sanki bir Cemal Süreya, ne bileyim Turgut Uyar okur gibi hissettiriyor. Alınız, okuyunuz. Yalnızlığınızı bırakınız.

"Zeliha" 
05 Haz 21:25 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazardan okuduğum ilk kitap.Farklı bir uslubu var.Ben daha çok anlama önem veren bir insanım şiirde.Yazar bana göre biçime önem vermiş.Ama yinede bir çok anlamlı dize var.Okunabilir bir kitap.

Sema Duman 
28 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi

İçinde birbirinden güzel dizeler barındıran okunası bir şiir kitabı...

Zafer DENİZ 
12 Oca 16:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Haydar ERGÜLEN'i ilk defa okudum. "Şiirimizin yeni Can YÜCEL'i" diye bir tanımlama okumuştum kendisi için. olur mu bilemiyorum ama. eğer Türk şiiri yeni bir Can YÜCEL çıkaracaksa bu Haydar ERGÜLEN olur.

Bayram Demir 
01 Tem 16:10 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

*Haydar Ergülen'in kaleminden bizlere ulaşan kedileri üzgün, gazelleri eksik gördüğümüz bir kitap.
Her şiiri destansı, gidişere-gidenlere ve çağımıza bir bir mıhlanmış tomurcuklardan ibaret.

Kitaptan 62 Alıntı

Alev 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu bir mektup olsaydı
seni güldürürdüm mutlaka
fakat bu bir şiir, bağışla

Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 69)Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 69)
Alev 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

hepimizin yerine balkondan düşeni hatırla
şiir bazen öyle de çarpabilir hayata

Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 29)Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 29)

Küs Nefes
Küsecek kadar sevmeli insan birini
O gelince küsmeli: neredeydin bunca zaman
Niye sevmedin beni, Küsecek kimsem yoktu
demeli, o varken de kimseye küsmemeli

Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 18 - Kırmızı Kedi Yayınevi)Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 18 - Kırmızı Kedi Yayınevi)
Alev 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Evler kedisiz yetim, sokaklar kedisiz üvey sayılır, ben budalasıyım aşkın
Beni de boynu ıssız kedilerden sayın, nasılsa ağzım var dilim yok

Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 40)Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 40)

“Eskimolarda kar anlamına gelen
90 kelime vardır.
Araplarda en az 60 kelime
aşk anlamına gelir.”
Afrikalıların ağaç anlamına gelen
öyle çok kelimesi var ki
sayısı yapraklarla ölçülmez,
aynı şeyi su için de söyleyebiliriz de
söylemeyiz: Bir de yokluğa özlem var.
Yokluk, bir rüzgar bulur  bulmaz kendine
yapraklarını görmeye giden
bir annedir her dilde.

“Saudade”, sanırım siyah bir kelime
olarak gelmiştir Afrika’dan Portekiz’e:
‘Olmayana  Özlem’, içli bir mektup gibi herkes
kendi acısıyla çıkar başkasında gurbete...
Aşıklar ve şairler dil bilmez, acıdan başka
soru işareti gibi sevinir,
ünlem gibi ağlarlar,
virgül bile yetişemez gözyaşlarının hızına !
Aşıklar ve şairler, ‘s’den, önce özür dilerler,
sonra güzel şarap filan içip ‘s’yi ezerler,
“bu ne ızdırap” olur  “Saudade”nin Türkçesi,
ve “bu ne ızdırap” demeye gelir şiir,
acı da aşka doğru, öyle...

Biri Ege, ikincisi Akdeniz
iki kelimeden ibarettir mültecilerin deniz bilgisi
başkasının evinde ölür gibi
bir yabancı dile gömülürler ikisinde de,
evsizlerinki köpek dilidir: hav ! hav !
Dostluğun gereğidir havlamak, ısırmazlar evleri,
‘bu da geçer ya hu’ der Kalenderi,
geçer ! Geçmez, iktisatta pul kadar
yer tutmayan bir tebessüm yerine ,
şükür, yerlilere alfabe inmedi henüz!
Türklerinse gururu var ne mutlu,
hem olur mu Türk’ün Türk’ten başka gururu ?
Seyhan diyor ki, annesine göre
‘yangunluk’tan geçilmezmiş Bartınca dili,
Kürtçe kardeşin ‘yalnızlık’tan geçilmediği gibi...

Adalılar ki, bir açıkhava sözlüğüdür her ada ,
tuzlu bir alfabe saklarlar dillerinde
özlerler ama, ‘çok’ değil,
severler ama, ‘aşk’ değil
çok  olunca azalır aşk, belki de,
ve taş dilinde ruhun taşı,ametist
bir Japon şiiri gibi dövülürmüş gövdeye,
Hintliler der ki,dövmeni açma sevmediklerine,
Yaralarını gösterdiğini sanırlar ve sevinirler !

...Ve geriye eski bir kelime olarak
dünya kalıyor sanki,kırmızı ve siyahtan
yapılan bordonun dili,
sanki hayatın bir cumartesi akşamı
yaratıldığını öğrenen çocuklara
uzun ikindi duygusu nasıl çöküyorsa
güzüstü bırakıp ruhlarını,
kalbine nasıl yetişeceğini bilmeyen,
hüzünlü bir bilge sayılr mıydı bilse,
şair de öyle seyrediyor işte,
ya sakin olmalı ,ya şair,
sakin olsam bir şiirim olurdu belki,
ne sakin ne bilge, yalnızca hüzünlüyse
şair, budaladan
başka ne ?
...........................
(10 dakika ara)
...........................

(Fransız Yönetmen Laurence Attali’nin, Senegal’de geçen ve üç öyküden oluşan
“Love Trilogy” (Aşk Üçlemesi) filminden.)

Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 57)Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (Sayfa 57)