"Romancı, şair, öykücü, eleştirmen, yaratıcı bir edebiyatçı toplumun yürüdüğü yoldan ayrılmadıkça ve toplumsal rollerin taşıyıcısı oldukça, kimliğinden yoksun kalır. Oysa yalnız kaldığı yerde de tek başına sözünü söyleyen yazar çağdaş entelektüel sayılabilir."
"Elbette yazarın da içinden doğduğu bir hayat tarzı, tarih, toplum, dil ve düşünme biçimi var, ama ancak başlangıçta kucaklarına konan bu ortak değerleri neden sonra kendine göre seçimlerle değiştiren bireyler yaratıcı ve entelektüel sayılabilir."
"Yazar, bir entelektüel olarak sorgulayıcı, tabuları yıkıcı davranmıyor, örtüleri çekmiyor, yüz yıldır yattığı yerde kalan düşünce tembeli toplumu ortaya attığı düşüncelerle, çıkardığı sorunlarla sarsmıyorsa, kendini toplumsal olanla özdeşleştirmiştir ki, orada yaratıcılığı da sönümlenecektir."
" Yaratıcılık aynı zamanda yazarı bütün kurumlardan, statükocu düşüncelerden, siyasetin zincirlerinden ve siyasal iktidarlardan bağımsızlaştırır, bunu kendiliğinden yaparak yazarı tamamıyla bağımsız bir bireye dönüştürür."