Övülen bir kimseye, kibir ve ucubun afetinden şiddetle sakınmak, övgüden dolayı ibadetlerde gevşeklik göstermekten şiddetle kaçınmak düşer. Övülen, ancak kendi nefsini tanıdıgı takdirde bu vazifeyi yerine getirebilir. Sonucun tehlikesini düşündüğünde, riyanın inceliklerini, Amellerin afetlerini bildiğinde gerekeni yapabilir. Çünkü övülen zat, nefsi hakkında övenin bilmediklerini bilir. Eğer övene , övülenin bütün sırları belirseydi, onun kalbinden geçenler görünseydi, Öven onu övmekten çekinecekti. Övülen bir kimseye, öveni aşağılamak suretiyle övgüden hoşlanmadığını belirtmek vazifesi düşer. 
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Abdullah’tan(ra) rivayetle:
Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “her biriniz çobansınız ve sorumluluğunuz altındakilerden mesulsünüz. Devlet başkanı, halkın çobanıdır ve onlardan sorumludur. Erkek, ev halkının çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın, evinin ve çocuklarının çobanıdır ve onlardan sorumludur. Köle, efendisinin malının çobanıdır ve ondan sorumludur. iyi biliniz ki hepiniz bir çobansınız ve sorumluluğununuz altındakilerden mesulsünüz.“
Bir yerde zülüm varsa, bilin ki, Allah ihmal etmez, imhal eder yani mehil verir. O imhalin bir hikmeti de imtihan sırrı gereğince müminin çile ateşinde kıvama gelmesi olabilir.