Bu isimlerin tecelli ettiği kişi maddi ve manevi anlamda canlı ve dinamik bir hayata sahiptir. Kendisine verilmiş bulunan sağlık, vakit, makam gibi imkanları dünyevi ve uhrevi gelişimine en uygun olacak şekilde yönetmeyi becerir. Aynı zamanda muhatap olduğu herkesin maddi ve manevi hayatını sürdürmesine yardım eder. Insanların bedenlerine ve kalplerine zarar verecek kötü hallerden kurtulmaları için ellerinden tutar. Etrafına yaşama sevinci, şükür duygusu, hayatı sürdürme bilinci aşılar. Yeryüzünde hayatın sürmesine yardım edecek şekilde çevre bilincine sahip olduğu gibi insan oluşumumuzun ayırt edici unsuru olan kalplerimizi diri tutacak olan zikir ve kulluk bilincini de ayakta tutmaya ve yaymaya çalışır. 
Sufiler, “Hayy olan bir tek Allah olduğuna göre, asıl hayat O’na kavuştuğunuz zamandır.“ Derler. Madem ki öyledir, buradaki hayata çok sevinmek anlamsız olduğu gibi O’na kavuşturacak olan ölüme aşırı üzülmek de yersizdir. 
Bazen musibetler, arkasından faydayla gelebilir; ebrehe ve ordusu bir musibetti, o musibet; Kabe’nin daha değerli, Mekkelilerin de daha saygın hale gelmesine vesile oldu… 
Resulullah(sav) şöyle buyuruyor: “gıybetten uzak durun. Çünkü o zinadan beterdir.“ Dediler ki:
-nasıl oluyor da gıybet zinadan daha beter oluyor? Resulullah(sav) buyurdu ki:
- kişi zina eder ama tevbe eder.(tevbe ettiğinde de) Allah tövbesini kabul eder. Gıybet ise gıybet edilen kişi affetmedikçe bağışlanmaz.
Gıybet edene her an tevbe gerekir. Gıybetini yaptığı şahsın helalliğini alması zorunludur.