demiş ya şair "Giden kaybedendir " soruyorum size sayın şair; kalan ne haldedir?
Duygu ve Düşünce
Türkiye'de evlilik kurumu, ticari bir oluşumdan ve ticari bir sektörden ibarettir. Çoğu zaman soyut manevi maskelere bürünerek eşler arası alışverişe duygusal aromalar serpiştirip ve bu ilişkiyi kurnazlıkla akılcı hale getirir. Evliliğe doğru giden sürecin ve evlilik sonrası dönemin genel muhasebesi çok inceliklidir.
Reklam
Akıp giden bir su gibi tutkusuz ve köksüz bir şekilde yaşıyordum
Akıp giden yaşam . . .
babamın, "Herkes gibi olamadın gitti!" deyişi kulaklarımdan gitmiyordu. Çoğunluğunun bir işte çalıştığı, aynı dükkânlardan alışveriş yapıp aynı yöntemlerle yediği, aynı şeyleri konuştuğu, çocuklar doğurduğu, sonra onların hep birlikte okula gittikleri, aynı renk giysilerle sınıflarını geçip mezun oldukları, ardından tabur tabur askerî birlikler oluşturdukları, aynı marşları aynı biçimde söyleyerek aynı koğuşlarda aynı kıvrılışlarla yattıkları ve bu edimlerle beraberlik ruhunu yakaladıklarını sandıkları, sonra bir bavul dolusu anıyla terhis olup eve döndükleri, anne babalarına hiç değişmeyen ve toplumun hazırladığı reddedilmez duygularla sarıldıkları, aynı yasalara uyarak evlendikleri, babalarından devraldıkları yöntemlerle seviştikleri ve babalarından boşalan iş kadrolarına kapılanınca dünyanın yarısını ele geçirmişçesine sevindikleri, sevinçlerini aynı yüz ışıltısıyla yansıttıkları ve tıpkı kendilerinden öncekiler gibi, gene çocuk doğurdukları ve onları besleyip büyütmeye başladıkları ve bütün bu olup bitenlere "dönüp duran paslı bir çember" diyecekken "akıp giden yaşam" adını verdikleri uyumsuz bir toplumda, yelken kulaklı bir uyumsuzdum ben.
Sonsuzluğa Nokta
Sonsuzluğa Nokta
Sayfa 152 - İletişim Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
"Ne denir bilirsin: Denizler ötesine giden kişi yalnızca iklimleri değiştirmiş olur, aklını değil.
Sayfa 190·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam