metinler tarih boyunca hep erkekler tarafindan okunmasaydi gunumuz hristiyan teolojisi cok daha farkli olabilirdi.
Pavlus'un Hristiyan teolojisinde gunah dunyaya Adem aracılığıyla girmiş sayılır. Sorumluluk erkekten başlatılır. Yasaklı meyveyi (ki bu da tamamen metaforiktir asıl yasak olan cinsel birlikteliktir) Havva yemiş olsa da günah ona yüklenemez. Havva yasağı doğrudan Tanrı’dan duymadı fakat Adem duymuştu. Bilgi aktarımı dolaylı olduğundan meyveyi yiyip yememek Havva için şüpheye daha açık bir alandı.
Aynı zamanda Antik dünyada kadın hayat veren oldugu icin bedene ve dünyaya daha yakın, sezgisel olani temsil eder. Aslında anlatı tamamen semboliktir. Mesele “kadının zayıf olduğu için günah işlemesi” değil, insanın dünyayla temas eden yönünu bize gostermesi.
Şeytanın Firdevs'e yılan kılığında girmesi ve Havva'nın aklını bu hayvanın bedeninde çelmesi anlatılırken Yaratılış 3:1de "Tanrı’nın yarattığı bütün hayvanlar arasında en kurnazı yılandı.” der.
Burada kullanılan "kurnaz” kelimesi İbranice “ʿārûm” kelimesidir. zeki, uyanık, stratejik anlamlarına gelir. Yani doğrudan “kötü” demek değil. Aklını kullanan demek. Ki yasaklı meyvenin yetiştiği ağaç da Bilgi Ağacı olması bu kanıyı destekler.
Antik Yakın Doğu kültürlerinde yılan bilgelik, ölümsüzlük ve gizli bilginin sembolüydü. Yani yılan "bilgiye sahip olan ve onu nasıl kullanacağını da bilen varlıktır" Tanrının istemediği özellik de budur.
cokcokcokcokk guzeldi herkese tavsiye ederim.