gırnavas
Her gelen medeniyete bagrini açmış ve kucaklamisti. Ama insanoglu her şeye ihanet ettigi gibi, ona da sirtini çevirip yüzüstü birakmisti. Ovanin hemen bitişiğinde yukselen bu kadim kent; adeta "Ben buradayim, geçmisim görkemliydi ve bunun kanitini istiyorsaniz iste benim varligim" diyordu. Nusaybin ve civarindaki halk, burayi cinlerin sehri olarak kabul ederek, ihanet ettikleri kenti her çarsamba günü ziyaret edip ondan medet umarken; bellegini yitirmemis Girnavas hiç kimseye yüz vermiyordu artik. Her ne kadar insanlar tepenin etrafinda birkaç tur atarak dertlerine derman arasalar da eski kent küsmüstü bir kere.
1000Kitap
gırnavas
harabeleri aklına geldi. Çocukluğunun korku merkeziydi. Cinlerin uğrak yeriydi. Özellikle cinlerle ilgili hikâyeler buradan yayılir, anne babasınin sözünü dinlemeyen çocuklar bu masallarla korkutulurdu. Haksizlık yapılıyordu bu kadim şehre ve yaşadiklarıina. Vadi güzel bir kızın kalçalarındaki kıvrimlar gibi uzanırken;kavak, incir, kayısı, üzüm, armut ve ceviz ağaçlariyla adeta Sümerlerin cenneti olan Dilmun'du...
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gırnavas harabeleri aklına geldi. Çocukluğunun korku merkeziydi. Cinlerin uğrak yeriydi. Özellikle cinlerle ilgili hikâyeler buradan yayılır, anne babasının sözünü dinlemeyen çocuklar bu masallarla korkutulurdu. Haksızlık yapılıyordu bu kadim şehre ve yaşadıklarına. Vadi güzel bir kızın kalçalarındaki kıvrımlar gibi uzanırken;kavak, nar, incir, kayısı, üzüm, armut ve ceviz ağaçlarıyla adeta Sümerlerin cenneti olan Dilmun'du...
Sayfa 13·Kitabı okudu
Alıntı