Gizem Abit

Gizem Abit
@gizem8720
Türkolog/Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü / Dil Bilimi Yüksek Lisans
Kıbrıs
24 Ağustos 1996
17 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
9/10
·256 syf.··
2025 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 01:25
Roman gibi görünse de aslında bir kişisel gelişim kitabı. Hepimizin okurken az da olsa sıkıldığı kişisel gelişimi, hiç hissettirmeden, adeta bir roman kurgusuyla karşımıza çıkaran bir eser. Bazen hayatın yoğun temposunda kendimizi kaybediyoruz. Öyle ki bu hayattan gerçekten ne istiyoruz, ne için yaşıyoruz, nelerden keyif alıyoruz unutuyoruz. Baş karakterimiz Emma da kendini hayatın yoğun akışına kaptıranlar arasında. Okurken herkesin kendinden bir şeyler bulacağı, sıcacık bir eser. Mutlaka tavsiyedir
Kendimi Kaybettiğim Yerde BuldumVeronique Maciejak · Yan Pasaj · 2022552 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·240 syf.··
2024 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2024 02:40
İlk izlenim olarak kitapta çok fazla Rumca/Yunanca diyaloglar geçtiğini ve bunların Türkçe karşılıkları verilmemesini bir eksiklik olarak yorumladığımı söyleyebilirim. Rumca ifadelerde ne demek istendiğini, alt satırları okuduğunuzda çıkarımlar yaparak anlamanız gerekiyor. Kıbrıs’ta Rumca bilenler çoğunlukla yaşlılarımızdır. Ada ikiye bölünmeden önce karışık şekilde yaşadıkları için, iki toplum birbirinin kültüründen etkilenmiş. Fakat bu kişilerin sayısı da giderek azalmaktadır, günlük konuşma dilinde belli başlı ifadeler/deyimler haricinde Rumca konuşan yoktur. Zaten bahsettiğim deyimler de söylene söylene artık Türkçeye evrilmiştir. Biz Kıbrıslı gençler dilimize kazandırılmış veya kulaktan duyma bazı sözler dışında Rumca bilmiyoruz. Dolayısıyla kitabı okurken zorlandım. Eserde dönemin (1960lar) yerel ağzı yansıtılmaya çalışılmış fakat herkesin bu yabancı dili bilmediği ve yanında sözlükle okuma yapmasının zor olduğu göz önünde bulundurulmalıydı. Rumca sözlerin geçtiği kısımlara Türkçe karşılıklar da yazılmalıydı. Güncelliyorum: Akıcı ya da sade bir dili var diyemem çünkü anlatım çok karışık. Bir konudan başka bir konuya atlıyor gibi. Cümleler çok uzun, zarf fiillerle gereksiz yere süslenmiş. Maalesef Alev Alatlı’nın dilini beğenemedim. Hikayeyi gereksiz bilgilerle uzatıyor, konuyu ana hatlarıyla doğru düzgün özetlemediği için kitabın yarısına geldiğinizde bile aklınızda soru işaretleri kalıyor. İçeriğe gelecek olursak fazla klasik ve yüzeysel geldi bana. Bu kadar övülecek veya popüler olabilecek bir eser olarak görmüyorum açıkçası. Başı da sonu da çok havada kaldı… Kıbrıs Türkçesi, Türkiye Türkçesinin alt kolu sayılır. Kıbrıs ağzını çok yapmacık bir şekilde yansıtmış esere. Bu kitapta yazıldığı gibi konuşmuyoruz. Okurken o yapmacıklığı hissediyorsunuz. Ben yerli
Yaseminler Tüter mi, Hâlâ?Alev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024822 okunma
7/10
·160 syf.··
2024 30. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2024 02:23
Sevdiğim yazarlardan biri olan Ayşe Kulin, bu kez tarihi geçmişimizle çıkıyor karşımıza. İnce bir kitap, bir günde okudum. 1960 darbesini kaleme almış sevgili yazarımız. Okuyucular tarafından yapılan incelemelere baktığımda çok aşırı beğenilmeniğini, Ayşe Kulin’den daha “güzel, etkileyici, tarihe ışık tutan” bir roman beklendiğini gördüm. Diğer yorumlara katılsam da ben kitabı beğendim. Yaşanan darbe sürecinde yapılan eylemlerden ve sokağa çıkma yasağından dolayı genç bir erkeği evinde misafir etmek zorunda kalan orta yaşlı bir kadının arasında geçen kısacık bir aşk hikayesi anlatılıyor. Dil yine sade ve akıcı. Hikaye de güzel. Neticede bu roman tarih ağırlıklı bir eser değil, içerisinde aşk olacağı belli. Fakat sonu havada kalmış, yarım bırakılmış hissiyatı oluşuyor bitirdiğinizde. Mademki böyle bir konu seçildi, siyasi boyutta değil belki ama o zorlu süreçte halkın psikolojisi, içinde bulunduğu durum daha da gözler önüne serilebilirdi diye düşünüyorum. Biraz eksik kalmış bir kurgu olduğunu düşünüyorum. Fakat vakit kaybı diyemem, çıtır çerez bir okuma olarak nitelendirebilirim.
4 Gün 3 GeceAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20242,753 okunma
5/10
·408 syf.··
2024 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2024 18:49
Bir Kıbrıslı olarak, Kıbrıs’ı anlatan bir kitap gördüğümde heyecanlandım. Uzun zamandır kütüphanemde duruyordu, artık zamanı geldi diyerek okumaya başladım. Hikayesi genel anlamda bakıldığında güzel. Kıbrıslı bir Türk kızı ile Kıbrıslı bir Rum oğlanın kavuşması neredeyse imkansız olan aşkını anlatıyor. Kitabın ana karakterlerinden olan Defne ve Kostas’ın aşkı çok iyi kurgulanamasa da okurken size keyif veriyor. Kitapta anlatılan hikaye önce yazarın gözünden, sonra da bir incir ağacının gözünden aktarılmış. İncir ağacı bölümlerinin aşırıya kaçtığını düşünsem de bu fikri de genel olarak sevdim. Bir ağacın konuşturulması, başka bir canlının gözünden olaylara tanık olmak etkileyici olmuş. Fakat kitabın geriye kalan her şeyi tam bir hayal kırıklığı… Bir kitap yazmadan önce, anlatacağınız hikayeyi kurgulamak için iyice araştırma yapmanız gerekir. Hele ki tarihiyle ünlü bir ülkeyi anlatacaksanız ve romanınızın tüm kurgusu savaş üzerinde dönecekse çok çok iyi araştırma yapmanız gerekir. Kıbrıs insanından bahsetmiş yazarımız kitabında. Merak ediyorum, bu kitabı yazmadan önce veya herhangi bir zamanda Kıbrıs’a gelmiş mi? Gerçekten bizim yaşayış tarzımızı görmüş mü? Bir kere Kıbrıs insanı falcıya, büyücüye, hacıya, hocaya inanmaz. Saçma ve ilkel bulur bu tarz şeyleri. Tüm bunlara inanan ve umudunu bu sahtekarlık kapılarında arayanlar Türkiyelilerdir. (Yanlış anlaşılma olmasın ötekileştirme için yazılmış bir cümle değildir.) Kıbrıs insanı (en azından şu an yaşayan en yaşlı insanlar baz alınarak) her zaman öğrenmeye, gelişmeye açık; ileri görüşlü insanlardır. Falcıdan, medyumdan, büyücüden medet ummazlar. Kendi kültürüyle karıştırmış herhalde Elif Şafak. Ayrıca kitap mantık hatalarıyla dolu. Eğer Defne ve Kostas’ın kızları Ada, İngiltere’de bir lisede 11.sınıf öğrencisiyse 16-17
Kayıp Ağaçlar AdasıElif Şafak · Doğan Kitap · 20233,368 okunma
6/10
·536 syf.··
2024 1. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2024 15:45
Çok uzun cümlelerle aşırı tasvirler yer alıyor. Cümlenin sonuna gelene kadar başını unutuyorsunuz. Hikaye güzel, dili sade ve anlaşılır. Fakat tasvirlerin, örneklendirmelerin çokluğu sizi sıkabilecek derecede.
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma