gizem

Ateşböceği Yolu
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 18:28
Kitabın sonuna doğru gözyaşlarıma hakim olamadığımı söyleyerek başlamak isterim. Final bölümleri, özellikle ölüm gerçeğiyle yüzleştiren sahneleri, içimde derin bir hüzün bıraktı. Bu yönüyle yazarın duyguyu aktarma gücü oldukça etkileyiciydi; zaten başından beri akıcı ve içine alan anlatımı sayesinde hikâyeye kapılmamak zor. Roman temelde bir dostluk hikâyesi. Ancak bu dostlukta tam bir denge olduğunu düşünmüyorum. Her ilişkide olduğu gibi burada da daha çok seven, daha çok tolere eden ve yapıcı olan taraf Kate’ti. Onun hayat seçimleri bana güçlü bir tercihten çok fedakârlık gibi geldi. Ailesini ve sevdiklerini merkeze alan bir hayat kurdu ama çoğu zaman kendini geri planda bıraktı. Tully ise benim için daha problemli bir karakterdi. Zorlu bir çocukluk geçirmiş olması davranışlarını açıklayabilir; fakat her zaman haklı çıkarmaz. Özür dilemeyi bilmeyen, yaptığı hatalara rağmen çoğu zaman karşı taraftan özür bekleyen bir yapısı vardı. Bu yönüyle bana zaman zaman “evin şımarık çocuğu”nu hatırlattı. Yapması gerekenleri en sonunda yaptı, evet; ancak bu daha çok geç kalmış bir farkındalık gibiydi. Telafi etmekle yüzleşmek aynı şey değil ve Tully’nin en büyük eksikliği de buydu. Tully’nin annesiyle olan hikâyesi ise beni beklediğim kadar etkilemedi. Her insanın ebeveyn olmaması gerektiğini düşünen biriyim ve Tully’nin annesini de bu kategoriye koyuyorum. Bu nedenle o travmatik geçmiş, karakteri anlamamı sağladı ama ona karşı duyduğum mesafeyi tamamen ortadan kaldırmadı. Kitap duygusal anlamda güçlü ve akıcı olsa da, ben okurken biraz daha farklı bakış açıları kazandıran, düşünsel olarak besleyen eserleri daha çok seviyorum. Bu yönüyle roman bana biraz gençlik romanı tadı verdi. Yine de okuduğuma pişman değilim. Kristin Hannah ile tanışmış olmak benim için değerliydi.
Ateşböceği YoluKristin Hannah · Doğan Kitap · 20259,6bin okunma
Reklam
4/10
·200 syf.··
2025 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 00:17
Kahve Soğumadan Önce Kahve Soğumadan Önce romanını okurken ne yazık ki beklediğim etkiyi alamadım. Her hikâyede geçmişe gidilmesi fikri ilk başta ilgimi çekti, hatta her bölümde farklı bir son ya da duygusal bir sonuç bekledim. Fakat bu beklentilerim çoğu zaman havada kaldı. Kurallar ve yasaklar yüzünden hikâyeler tam anlamıyla sonuçlanamadı, bu da romanın genelinde eksik bir tat bıraktı. Karakterleri de kafamda tam oturtamadım. Kimin kim olduğunu anlamak için sık sık geri dönüp okumam gerekti. Bu durum, akışı bozdu ve beni hikâyenin dışına itti. Yazarın dili kötü değildi, hatta yer yer akıcıydı; ama hikâyenin kendisi ve karakterlerin derinliği beni sarmadı. Romanın vermek istediği mesaj bana geçmedi. “Ne anlatıyor?” diye düşündüğümde belirli bir sonuca varmakta zorlandım. Belki de anlatılmak istenen duygu çok soyut kaldı ya da karakterlerin yaşadıkları yeterince güçlü yansıtılamadı. Genel olarak benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Fikri ilginç olsa da işlenişi tatmin edici değildi. Bu yüzden Kahve Soğumadan Önce’yi başkalarına önermem.
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 00:00
El Kızı Orhan Kemal’in El Kızı romanını okurken en çok merhamet ve üzüntü hissettim. Özellikle Nazan’ın yaşadıkları beni derinden etkiledi. Hacer Hanım’a karşı büyük bir öfke, Mazhar’a karşıysa bir süre umut hissettim ama sonunda o umut da boşa çıktı. Romanın ana karakteri Nazan, saf ve iyi niyetli bir kadın. Ailesi olmadığı için kocasına ve onun ailesine tutunmaya çalışıyor. Ancak kayınvalidesi Hacer Hanım’ın kıskanç, memnuniyetsiz ve fesat tavırları yüzünden Nazan’ın düzeni tamamen bozuluyor. Nereye gitse, kimle karşılaşsa iyi niyeti suistimal ediliyor ve kullanılıyor. Onun bu kadar temiz kalpli olup da sürekli incinmesi beni çok üzdü. Nazan’a gerçekten değer veren tek kişi Nesrin’di ama o da hastalığı nedeniyle hayatını kaybedince Nazan bir başına kaldı. Mazhar’ın ölümünde ise sadece oğlu Haldun için üzüldüm. Romanı okurken sık sık aklıma “Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” atasözü geldi. Gerçekten de hayat, kimsenin yaptığıyla kimseyi bırakmıyor. Yazar, karakterlerin hayatını öyle gerçekçi anlatmış ki insan kendini hikâyenin içinde buluyor. Özellikle toplumdaki adaletsizlik, kadınların ezilmişliği ve insanların çıkar ilişkileri çok etkileyici biçimde yansıtılmış. Neriman’ın hayatının nasıl devam ettiğini de merak etmedim desem yalan olur. El Kızı’nı kesinlikle herkese öneririm, çünkü bu roman bize gerçek hayatları gösteriyor. Zaman zaman can sıkıcı bir yüzleşme gibi hissettirse de, sürükleyici, merak uyandıran ve insana dokunan bir hikâyeydi. Benim için hüzünlü ama keyifli bir okuma yolculuğu oldu.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma