Gizem

Sanki bir şey demem gerekir gibi, içimde bir his vardı; çok geçmeden buldum! “Elveda Hudut…”
Sayfa 119
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Kalbiniz mi önemli yoksa omuz başınız mı? Siz önce kalbinizdeki rahatsızlığı giderin, sonra omuz başınıza bakarsınız. Muharebede de her şeyin sırası var,”
Sayfa 114
Alıntı
“İyi bir şey gibi görünen kötü bir şey,”
Sayfa 91
Alıntı
“Baktım tarla tabakla bir geleceğim olmayacak, ben de büyük bir koyun sürüsünü, iki defa İran’a geçirdim ve iki minibüs aldım. Biri, işte bu.” “Vurulup, öldürülebilirdin." “Doğru diyorsunuz ama öbür türlü de sürünüp giderdik. İki minibüs sahibiyim…”
Sayfa 86
Alıntı
“Gözüm düşmanda, kulağım komutanda,” diye başlayan hudut tekmili Ecmel Paşa’yı duygulandırdı ve sordu: “Oğlum sen böyle bağırınca Ruslar da seni duyuyorlar değil mi?” “Duysunlar, ne yapabilirler ki?” “Senin için hudut nedir, peki?” “Hudut namustur komutanım!”
Sayfa 59
Alıntı