Bulunduğu durumu tanımlaması gerekse buna ruhunun hafiflemesi derdi. Affetmişti, kabullenmişti, dinginleşmişti. Büyümüştü biraz da. Belki biraz da değişmişti. Acı çekmişti besbelli değişirken, değişim öyle kolay gelmezdi. Sevmişti bu halini. Yağmuru daha çok hissetmek, kuş seslerinde dinlenmek, deniz kokusunda yavaşlamak istiyordu. Yavaşlamıştı da. Yaralarının kabuk bağlamasına izin vermemesi kendi tercihiydi besbelli. Ruhunun derinlerinde gezindi uzun süre. Kendine bile kızmadı hayret. Oysaki uzun süredir husumet içindeydiler. Sevmişti bu halini, yargılamadı kendini belki de ilk defa, incitmedi. İncindiği hallerini, incindiği yerlerini sevdi. İlk kez bu denli yaşamak istedi.