Elif

“Ey insan! Dikkat et! Ne diyor derin gece yarısı? Uyudum, uyudum —, Derin bir rüyadan uyandım: — Dünya derin, Ve gündüzün düşündüğünden de derin. Acısı derin —, Neşesi — yürek acısından da derin: Acı şöyle konuşur: geçici ol! Ama neşenin her türlüsü sonsuzluğu ister —, — uçsuz bucaksız sonsuzluğu ister! ”
Sayfa 282
Reklam
“Ama bu dersi veda yerine sana veriyorum, ey deli: insan nerede artık sevemiyorsa, oradan — geçip gitmeli ! — ”
Sayfa 222
“Ey Zerdüşt, sen, bilgeliğin taşı, fırlatılan taş, sen, yıldızları parçalayan! Kendini fırlatmaktasın onca yukarı — ama her fırlatılan taş — düşmek zorundadır!”
“İşte ilk kez şimdi yürümektesin büyüklüğün yolunda! Doruk ve uçurum — şimdi artık bir bütündür bu ikisi!”
“En sessiz sözcüklerdir fırtınayı getirenler. Dünyaya güvercin ayaklarıyla gelen düşünceler yön verir.”
Sayfa 185
Reklam