“Ey insan! Dikkat et!
Ne diyor derin gece yarısı?
Uyudum, uyudum —,
Derin bir rüyadan uyandım: —
Dünya derin,
Ve gündüzün düşündüğünden de derin.
Acısı derin —,
Neşesi — yürek acısından da derin:
Acı şöyle konuşur: geçici ol!
Ama neşenin her türlüsü sonsuzluğu ister —,
— uçsuz bucaksız sonsuzluğu ister! ”
“Ey Zerdüşt, sen, bilgeliğin taşı, fırlatılan taş, sen, yıldızları parçalayan! Kendini fırlatmaktasın onca yukarı — ama her fırlatılan taş — düşmek zorundadır!”