'Yine yağmurlu bir akşam kol kola yürüyememişiz. Sen, ıslanmayayım diye şemsiyeyi en çok bana tutmamışsın. Benim aklımsa ıslanan omzunda, saçlarında kalmamış...'
'Olmaza meyillendim yine bir kez daha. Olmazım'ın söylediği her söz tenime işlerken, bir dövme gibi iz bıraktı. Kanıma işlediği her kelime şimdi bir bomba gibi patlıyor içeride. Kaybım fazla lâkin kaybedeceğimi bilerek girdiğim bu savaşta kayıp vermek şaşırtmıyor.'