Aslında toplum evlilik önünde mümkün olan tüm engelleri yaratmalı ve boşanma içinse hiçbir engel koymamalıdır. Toplum insanların bu kadar kolayca evlenmelerine izin vermemeli. Mahkeme engeller yaratmalı; kadınla en azından iki yıl birlikte yaşa, o zaman mahkeme sana evlenmen için izin verebilir. Onlar şu an tam tersini yapıyorlar. Evlenmek istersen hiç kimse sana, buna hazır mısın yoksa bu sadece geçici bir heves mi, sadece kadının burnundan hoşlandığın için mi diye sormaz. Ne aptallık!
Kapıyı aç. Taze hava içeri girdiğinde, tehlikelerin de içeri girmesi için her türlü olasılık mevcuttur. Dost geldiğinde düşman da gelir çünkü gündüz ve gece birlikte içeri girer, acı ve zevk birlikte içeri girer, yaşam ve ölüm birlikte içeri girer. Acıdan korkma, aksi taktirde anestezi altında yaşayacaksın.
Her çocuk masum doğar ama her toplum onu bozar. Bugüne kadar tüm toplumlar, tüm çocuklar üzerinde bozucu bir etki yaratmıştır. Tüm kültürler çocuğun masumiyetini sömürme, çocuğu sömürme, onu köleleştirme; politik, toplumsal, ideolojik hedefleri için kendi amaçları doğrultusunda onu koşullandırma üzerine kurulmuştur. Onların tüm gayreti çocuğu bazı amaçlar için bir köle olarak nasıl kullanacakları üzerinedir. Bu amaçlar menfaatler tarafından belirlenir. Din adamları ve politikacılar derin bir komplo içerisinde, birlikte çalışmaktalar.
Çocuk toplumunun bir parçası olmaya başladığı anda son derece değerli bir şeyi yitirmeye başlar; Tanrı ile temasını kaybetmeye başlar. Giderek daha fazla kafasında takılmaya başlar. Ve varlığa giden köprü ise kalptir. Kalp olmadan kendi varlığına ulaşamazsın; bu imkânsızdır. Kafadan varlığa giden doğrudan bir yol yoktur, kalp üzerinden gitmek zorundasın ve tüm toplumlar kalbe karşı yıkıcıdırlar. Onlar sevgiye karşıdır, duygulara karşıdır; onlar hisleri aşırı hassasiyet olarak adlandırıp kınarlar.