Gülçin Babacan

Gülçin Babacan
@glcn_bbcn
Kendimizden ne kadar habersiz olduğumuzu yazdıklarımızı yeniden okurken anlarız.
İçimdeki Yabancı
10/10
·144 syf.··
2022 91. kitabı
Karamsarlığın en acımasız gecelerinde adı sevda olan umutlar büyütüyorum çoğu kez. Karanlığım oluyor umurlarım. Nefesim yetmiyor yaşam direncime. Kızıyorum aklımın yettiği her şeye, karanlıkta bir sehpa kuruyorum sessizce. Tüm düşüncelerim dar ağacında bir tek sen, bir tek sevdam yüreğimde yaşıyorum ve caymıyorum; Çünkü hayatın en güzel yanını sen..... Dedim'ya karamsarlığım oluyor, dedim ya kaçışlarım oluyor, tüm insanlardan. Her şeyi bir kenara atıyorum nefes almaktan ibaret yaşamımda. Bir şarjör mermi sıkıyorum, bedenim delik deşik düşüncelerim dur diyor. İçimden bir ses dur.... Delikanlı isen yüreğindeki sevgiliyi de vur, ama ben sana kıyamam ki deli sevdam dayanamam... SOSYAL SİSTEM İÇERİSİNDEKİ AİLENİN TANIMINI ANLATAN HAYATIN İÇİNDEN ROMAN. Bir çocuk düşünün sevgisiz, ilgisiz ve şefkatten mahrum,şiddetin içinde psikolojik sorunları olan bir anne ve sürekli kavga halinde olan bir baba ile büyüyen... Bunun yanında kötü insanlara karışmış bir abi... Kitaptaki karakterimiz yılmadan usanmadan mücadele verir. Okumayı öyle çok severki tek kaçış yeride okuldu belki.. Ama okuluda bırakır.. Kitabımızda küçük kahramınımızın mücadelesini, ailesini, sevgisizliği ve daha bir çok şeye tanıklık edeceksiniz. Muzaffer Akyol @agnesyayimcilik'tan #glcnkitaplığı
1000Kitap
İçimdeki YabancıMuzaffer Akyol · Agnes Yayıncılık · 046 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Gülçin Babacan

, bir kitap okudu
10/10
·144 syf.··
2022 91. kitabı
Muzaffer Akyol
9.1/10 · 46 okunma
Labrador
10/10
·170 syf.··
2022 90. kitabı
Adam, elinde tuttuğu cisme bir daha baktı. Baraj gölü sert esen rüzgârın oluşturduğu dalgaları kayalara çarpıyor, adamıyaşadığı rahatlama duygusuna muazzam bir haz katıyordu. Yüzünde çocuksu bir gülümseme ile ayakkabılarına doğru başını çevirdi. Kan damlaları onları çok güzel bir hâle getirmişti. Dolunay gecenin karanlığında, birazdan ayakkabılarında matlaşacak olan kırmızıyı çok güzel servis ediyor iken, derinden bir nefes aldı. Soğuk havayı ciğerlerine doğru çekti, elindeki cismi kaldırdı. Psikopatlığın verdiği farklılık ile yavaşça, karşısındakine fısıldadı. Karşısında duran ve canlılığını yitirmiş olan cisme, ona artık karşılık veremeyecek olana; -O Labradora dokunmayacaktın. Fısıltı bitti... Sahneyi atletik bir aksiyona bıraktı. Hızlıca gerildi ve atabildiği en uzak noktaya elindeki cismi fırlattı. Baraj gölü onun bu küçük hediyesini reddetmemiş, bir çırpıda içine hapsetmişti. Bir adım daha ilerledi ve yerdeki bıçağa uzandı. Dolunaya doğru yüzünü döndü ve bıçağı olması gereken yere yerleştirdi. Kendi filminin sonuna uzunca ve zevk ile baktı. Dolunaya doğru sırtını döndü. Baraj gölünden seri ve hızlı adımlar ile karanlığa doğru koştu. Bir fısıltı daha... Adımlarını hızlı atmayı kesti ve arkasına döndü. Karanlık sessizce arkasından fısıldıyor gibiydi; yeni unvanını, yeni benliğini... -Katil... Sinema tadında bir eser olmuş gerçekten. Polisiye sevenler bu esere şans vermeli. Son sayfasına kadar merak uyandırmayı başaran yazarımız farklı bir tarz oluşturmuş. Nasıl desem, böyle mizahsal bir polisiye olmuş. Yazarımızın kalemi akıcı ve sade. Eserin devam kitabı olması kanısındayım ve merakla bekliyorum. (Artık siz düşünün nasıl merak uyandıran bir eser okudum ve devamına olan merakımı dile getirmeden ayrılamadım ) Bu arada eserde, bir cinayet var bununla
1000Kitap
LabradorErhan Güler · İkinci Adam Yayınları · 202079 okunma
Lale Otel
8/10
·240 syf.··
2022 89. kitabı
Baktıkça görmeyi öğretiyor Mezopotamya,* diyen ses içeriden gelen müzikle birleşince Nil’in kulağına çok etkileyici geldi. Başını sağ tarafa, o sese doğru çevirdi. Orada bütün karizmasıyla durmuş karanlığa bakan adam Sinan Başer’di. Nil, soğuktan buğulanmış gözlerini hafif kısarak Sinan Başer’e bakıyordu. Birkaç saniye sessizlikten sonra Sinan Başer bakışını Nil’e çevirdi. Gözlerini Nil’in gözlerine kilitleyip gülümsedi. Nil ona bakan gözlerin az önce karanlıkta yıldızları toplayıp gözlerine doldurmuşçasına ışıl ışıl olması karşısında, kalbinin yeni uçmayı öğrenen kuş gibi çırpındığını fark etti. Biraz bekleyip içindeki çırpınan kanatları özgür bırakmaya karar verip kocaman gülümsedi. Nil’in gülümsemesiyle içeride müzik grubunun şarkı söylemeye başlaması aynı anda oldu. Şarkıyı söyleyen vokal ölümsüzleştirdiği anın farkına varmadan bütün kalbiyle şarkıyı okuyordu. Aşkın en güzel hali anlatılmış eserde. Bazı satırlarda keyif yaşarken bazı satırlarda hüzne şahit olacaksınız. Hastalık sağlık derken aslında yalnızlığı ve umudu da göreceksiniz. Sanki bir dizi izler gibi okuduğum eserler arasına girdi eserimiz. Aşk okumayı seviyorsanız tavsiyemdir. Bu arada eser bizi Ege'den başlayıp taa Doğu'ya götürecek. Aşk neydi ? Bazen imkansızı yaşamak, bazen ulaştığından uzaklaşmakmıydı Kaleminize yüreğinize sağlık NEBAHAT ECESOY
1000Kitap
Lale OtelNebahat Vanizor · 5 Şubat Yayınları · 202013 okunma