Kitabı çok enteresan buldum açıkçası. Bir göç hikayesi olarak başladı. Kitabın üçte ikisi kadarıyla da bu şekilde devam ediyor. Ama sonra bir anda polisiye okurken buluyorsunuz kendinizi. Kitapta merak duygusu tam da buralarda başlıyor. En son mistik bir havayla kitap son buluyor. Başlarda okurken kitabı kestirilebilir bulmuştum ama sona yaklaşırken farklılaştı kitap. Ancak hikayenin sonu devrik cümle gibi kalmış. İnsanın merak duygusu tatmin olmuyor. Sanki ikinci bir kitabı gelecekmiş hissiyatı olultu bende. Ayrıca okurken burnuma hafif bir Kırmızı Pazartesi kokusu geldi gibi. Küçük bir eleştiri daha ekleyecek olursak hikayede bazı şeylerin pat diye ortaya çıkması mantığa çok yatmıyor diye düşünüyorum. Genel olarak beğendim. Tavsiye ederim.