Boşuna uzanıyorum ona kollarımla, kötü düşlerden uyandığım sabahlar da; mutlu ve masum bir düşün marifeti ile kendimi çimenlerin üzerinde onun yanına oturmuş, ellerini tutuyor ve binlerce öpücük kondur uyuyormuş gibi hissettiğim gecelerde boş yere arıyorum onu yatağımda. Ah, uyku sersemliği ile yatakta el yordamıyla yanımda mı diye yoklayıp sonra birden uyanınca sıkışan yüreğimden sel olup akıyor yaşlar ve karanlık geleceğe ağlıyorum çaresizce.
dünyada olup biten her şey gereksiz işlerden ibaret; tutku ya da ihtiyaç duymadığı halde sırf başkaları istiyor diye para, saygınlık ya da başka bilmem ne için çalışarak kendini harap eden insanların yaptığı budalalıktan başka bir şey değil.
İnsanların birbirine eziyet cektirmesi kadar canımı sıkan başka bir şey daha yok; yaşamlarının baharindaki gencecik insanlar, tam da bütün sevinçleri yaşamaya en açık oldukları zamanlarda, birlikte geçirecekleri su kadarcık güzel günü kızgın , asık suratlarla mahvediyorlar. Ve boşa harcanan günlerin yerine yenisinin konamadigini anladıklarında çok geç oluyor.