Yaşar Kemal’in Binboğalar Efsanesi, Anadolu Yörüklerinin yaşamını merkezine alan ve zorunlu iskân politikalarının bir Yörük obası üzerindeki etkilerini anlatan romanıdır. İlk kez 1971’de tefrika hâlinde yayımlanan eser, Karaçullu Obası’nın bin yıllık konar-göçer geleneğinden koparılıp yerleşik düzene zorlanmasını ve bu sürecin bir yıllık kesitte yarattığı toplumsal ve kültürel kırılmayı konu edinir; Osmanlı döneminde 1865’te Fırka-i Islâhiye ile başlayan, Cumhuriyet döneminde ise 1934 İskân Yasası’yla sürdürülen iskân uygulamalarının Yörüklerin günlük hayatı ve gelenekleri üzerindeki yıkıcı etkilerini görünür kılar. Ancak romanı yalnızca modernleşme karşısında geleneğini yitiren insanların hikâyesi olarak okumak eksik kalır; çünkü eserde boğa ve demir mitolojisi, Hıdırellez geleneği ve mitolojik düşüncenin ölümü gibi unsurlar da yer alarak kültürel ve mitolojik bir çözülüşü derinlemesine yansıtır.