Madalyonun İçi, yazarın gerçek deneyimlerinden süzülerek kurgulanmış bir eser olarak karşımıza çıkar. Klasik bir roman kurgusundan ziyade, her bölümde farklı bir hastanın dünyasına konuk olduğumuz, yaşanmışlık hissi yüksek bir anlatıya sahiptir. Kitabı okudukça Masumlar Apartmanı ya da Kırmızı Oda dizisini izlemiş gibi oluyorum. İnsanlara karşı nasıl bir tutum sergilememiz, nasıl yaklaşmamız açısından okunması gereken bir kitap. Hikayelerin gerçek olduğunu bilmek ve bazılarının gerçekten de ağır olması buruk bir his bırakıyor. Ne kadar zor bir süreçten geçersek de bunların üstüne gitmeyi ve imkansız diye bir şeyin olmaması, kitaptaki en önemli mesajlardan biri olduğunu düşünüyorum.