Gülseren Varlı Çelik

Gülseren Varlı Çelik
@glsrnvrl
bir daha hangi ana doğurur bizi..
Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş Yerde çıplak bir gömlek; korkusundan dirilmiş Sütbeyaz duvarlarda çivilerin gölgesi Artık ne bir çıtırtı ne de bir ayak sesi... Yatıyor yatağında dimdik, upuzun ölü; Üstü, boynuna kadar bir çarşafla örtülü. Bezin üstünde ayak parmaklarının izi; Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi. Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana; Gozleri renkli bir cam; mıhlı ahşap tavana. Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var; Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir an kadar. Sarkık dudaklarında asılı titrek bir an; Belli ki, birden bire gitmiş çırpınamadan. Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm; Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Birincisi o incecik, o dal gibi kız, Şimdi galiba bir tüccar karısı. Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir. Ama yine de görmeyi cok isterim, Kolay mı? İlk göz ağrısı. Orhan Veli
Şeb-i yeldâyı muneccimle muvakkit ne bilir Mubtelâ-yı gama sor kim geceler kac saat (En uzun geceyi yıldızlarla, gökyüzüyle uğraşan ne bilsin, sen aşk derdine muptela olmus aşığa sor ki, geceler kim bilir kaç saattir) Sâbit
Sulara benziyorsun bu yüzden. Sular ki dinginliğe gelir ancak. Isınırsa uçar, soğursa kaskatı kesilir teninden. Sulara benziyorsun, kapilmaya gelmez sulara. Bildik sulara... Selim Temo
Yavaş yavaş ölürler alışkanlıklara esir olanlar, her gün aynı yolları yürüyenler ufuklarını genişletmeyen ve degiştirmeyenler elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen veya bir yabancı ile konuşmayanlar Pablo Neruda