Tarihin akışını değiştiren, ona mührünü vuran veya büyük tehlikelere mâni olan liderler her memlekette çıkmazlar. dolayısıyla Türkiye'ninki de az olacaktır. Nitekim Türklerin büyük mareşalleri, büyük devlet adamları her asırda vardı. Fakat Atatürk Dünya tarihinin de nadiren gördüğü bütünleyici bir yönetici ,bir dahadır. Bugün halen özlemle anılıyorsa ve gönülden seviliyorsa bu, beyhude değildir...
Vefat ettiğinde henüz 57 yaşındaydı. Selanik'te Ali Rıza oğlu Mustafa olarak başlayan hayatı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak nihayete erdi.
Cumhuriyet'ten evvel, Türkiye'de kadın hareketlerinde, kadının aydınlanmasında bir atılım vardı. Ancak Cumhuriyet, bu hareketleri yönlendirmeyi, kanunlaştırmayı, sistemleştirmeyi başardı. Kadının toplum hayatındaki yerini, üstelik birçok Batı toplumundan önce kadınlara seçme-seçilme hakkı vererek sağlamlaştırmış olması, Cumhuriyet'in en önemli kazanımlarından biridir.
Türkiye çok değişti ve değişecek. Bu değişim mümkün mertebe az kavgalı, az kanlı olarak yapıldı. Bir kabullenme söz konusudur. Bunları yaparken teorik bir kuvvet belki göze çarpmıyor, lakin gayet gerçekçi pratik ve pragmatik bir kabullenme vardır. Çünkü bu toplum hayatını sürdürmek istiyor. Idame-i hayat dediğimiz şey çok değişik bir coğrafyanın ortasında oluyor. Türklüğü tayin eden de budur. 12. asırdan beri yabancı bir çevrenin ortasındayız. Yaşamak için teorik değil, pratik bir akla ve gerçekçi olmaya muhtacız.