Cecilia darbe sesiyle irkiliyor ve ona boş gözlerle bakıyor. "Neden? Bize daha çok çocuk verebilirdi,"diye haykırıyor. Dişinin bedenini, kesmek üzere, ağıla sürüklerken parlak, insanın canını yakacak denli beyaz bir ışık saçan bir ses tonuyla, "Hani evcil hayvanlar insan gibi bakar ya, öyle bakıyordu," diyor o.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günün büyük kısmını insan kalplerini bir kutuya koyarak geçirmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyor boyuna. Kim bilir neler geçiyor o operatörlerin aklından? Ellerinde tuttukları şeyin daha birkaç dakika önce atıyor olduğunun bilincindeler mi acaba? Peki bu umurlarında mı ki? Sonra kendisinin de gününün çoğunu emrinde çalışan ve kadın ve erkeklerin boğazını gayet doğal bir şekilde kesen, iç organlarını çıkaran, onları parçalayan bir grup insanı denetleyerek geçirdiği geliyor aklına. İnsan hemen her şeye alışabiliyor, çocuğunun ölümü hariç.
Bu adayın tehlikeli olduğunu düşünüyor o. Cinayet işlemeye bu kadar hevesli biri dengesiz biridir, öldürme rutininin sorumluluğunu alamayacak, mekanik bir şekilde, hislerine kapılmaksızın insan öldürüp kesmeyi başaramayacak biridir.