"Eğer bir şeyi sevmediysem sevmedim demektir,o kadar.Şu güneşin altındaki hiçbir sebep sadece türdeşlerim çoğunluk olarak onu beğeniyor veya beğenilmesi gerektiğine inanıyor diye o beğeniyi benim de taklit etmemi gerektirmez"
Ben yapmamış olduğum halde herkes "Sen yaptın" diyerek parmağını uzattığında acaba ben kendime ne kadar inanabilirim? Başta hayır diyebilirsiniz. Sonrasında kendinizi haksızlığa uğramış hisseder ve öfkelenirsiniz. Fakat hiç kimse size inanmıyorsa bir noktada kendinizden şüphe etmeye başlayabilirsiniz.
Mahkeme olması sebebiyle çok heyecanlandım ama düşündüğümden daha iyi geçti. Kimse benden şüphelenmiyordu. Komik, değil mi? İnsanlar her şeyi bildiklerine inanıyorlar. Hiç de bir şey bilmiyorken.
"Ama benim kızımın yanlışı neydi ki? Senin onun için verdiğin kadarını o sana veremediği için mi böyle yaptın? Keşke söyleseydin...Bana söyleseydin...O zaman ne yapıp edip bir şeyler verirdim ben de. Üzgünüm. Âciz bir insan olduğum için. Sōın'ın senden tek taraflı hep aldığını bildiğim halde ben sana hiçbir şey veremedim. Hepsi benim suçum...Sen neden benim Sōın'ıma bunu yaptın? Sōın yalnız kalmaktan ne kadar da korkar...Ayrıldığı son ana kadar onu terk ettin, gözlerini yalnız yumdu. Neden yaptın, neden?..."