Puan vermedi·208 syf.··
2026 22. kitabı
•Yeryüzü Sürgünleri, savaşın yalnızca cephelerde yaşanmadığını, en derin yaraların insanların kalplerinde açıldığını hatırlatan etkileyici bir roman. Şule Akşun, göç etmek zorunda kalan insanların
1000Kitap
Yeryüzü SürgünleriŞule Akşun · Destek Yayınları · 202619 okunma
Ley’Lâ & İbrahim
Ley’Lâ & İbrahim Lale gibi hâlâ gülümseyen bana sürgününü gönderiyorsun,
Şiir
Kürt edebiyatının çok parçalı yapısı onu zorunlu bir diyasporik edebiyat formuna sokmuştur. Edebiyatçılar anadillerinde yazamadıklan İçin anadillerinde yazabilecekleri yerlere göç etmişlerdir. Bu sadece anadilde yazma ve üretme kaygısıyla olan bir göç, bir gönüllü sürgünlük değildir, aynı zamanda aktif siyasetten ve siyasal alana maruz kalmaktan da kaçıştır. Siyasi alanda eylemekten kaçıp, anadilinde yazınsal üretim ile başka türlü bir siyasallık geliştirmektedir. Bu paradoksal durum sürgünün imkân haline dönüştürülmesiyle anlam kazanır. Casanova'ya göre "ulusallaştırılmış" uzamlardan çıkan yazarlar için sürgün neredeyse özerklikle eşanlamlıdır" ve "'s]ürgün, tehdit altındaki, özerkliğini ne pahasına olursa olsun korumaya kararlı bir yazarın en önemli 'silah'dır"
Alıntı
Zafer Toprak: 1912-22 evresine baktığımız vakit Anadolu nüfusu 5 milyona yakın bir kayıp verdi diyebiliriz. Yani nüfusun 17-18 milyondan 12 milyona kadar düştüğünü söyleyebiliriz. Burada tabii savaş zayiatının yanı sıra her türlü salgın hastalıklar, açlık ve göç gibi hususları da zikretmek gerekir. Ama topyekûn Birinci Dünya Savaşı’nda verilen kayıplara baktığımızda dünya ölçeğinde (en büyük kaybı) Anadolu vermiştir.
Kitap Fuarından Okumalar/3
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 23:32
Oğuz Özdem Hoca'mın kaleminden okuduğum ilk, kendisinin ise yazdığı (yanlışım yoksa) 19. kitabı. Dürüst olmam gerekirse kitabın tarihî bir roman olduğunu bildiğim için sıkılarak, biraz yavaş okuyacağımı düşünmüştüm. Düşündüğüm gibi oldu mu? Olmadı! Gerçekten akıcı bir anlatımla hızlıca bitirilecek bir eser olmuş. Yazarın kaleminin etkisi olduğu kadar hikâyenin güçlü olmasının önemi de var gibi. 1923 yılında yaşanan Türk-Yunan Mübadelesi'ni Palancıoğlu ailesi üzerinden anlatılıyor. Ailemiz herkes gibi mübadeleden etkileniyor. Sırf dinleri Hıristiyan diye anavatanlarından ayrılmak istemiyorlar. Anavatanlarından ayrıldıkları yetmiyormuş gibi Marika ile Andreas evlatlarından, Maria ise abilerinden; Andrea ve Joannes'den de ayrılıyorlar... Bir aile üçe bölünüyor, her biri bambaşka hikâyeler yaşıyorlar. Yıllar sonra, dile kolay 40 yıl sonra üç kardeş birbirlerini buluyorlar ve rahmetli babalarının vasiyetlerini yerine getirmeye çalışıyorlar. Kurgunun gücü, anlatımın akıcılığı, anlatılalanların fotoğraflarla desteklenmesiyle güzel bir eser çıkmış ortaya. Yalnız okuması kolay olduğu kadar yazarken kolay olmadığı, kurguyla gerçeğin bolca harmanlanmış olduğu kesin. Emeğinize sağlık hocam...
Elveda Anadolu
Elveda Anadolu
Oğuz Özdem
Oğuz Özdem
2026 Okuma Raporları
Elveda AnadoluOğuz Özdem · Alaska Yayınevi · 20261 okunma