Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini, sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum, çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki, ondan başka ne bir şey tanıyor, ne bir şey biliyorum; ondan başka da bir şeyim yok zaten!
Yine insanların birbirlerine zehir edecekleri güzel bir gün!
Birbirlerine zehir etmedikleri hiçbir şey yok zaten; sağlık, itibar, sevinç, dinlenme! Bunun sebebi çoğunlukla ahmaklk, düşüncesizlik ve sıkıntı, ama onları dinleseniz, çok imi niyetliler. Bu kadar çılgınca ruhlarını öfkeye kaptırmasınlar diye neredeyse onlara yalvaracağım geliyor.
Çünkü her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden et-kilniyor kuşkusuz, bu durumda en tehlikeli şey de yalnızlık.
Doğası gereği kendini aşmaya zorlanan, edebiyatın fantastik imgeleriyle beslenen hayal gücümüz, kendimizin en aşağıda bulundugu bir dizi varlig straya sokuyor, digrmadaki her gey
daha güzel, bizden başka herkes daha mükemmelmiş gibi görünüyor. Ve bu çok doğal bir akış içinde gerçekleşiyor.
Bazı şeylerin bizde eksik olduğunu çok sık duyumsuyoruz, eksikliğini duyduğumuz şey de çoğunlukla bir başkasında varmış gibi geliyor bize, sahip olduklarımızın yanı sıra yüceltilen bir parça gönül huzurunu bile ona layık görüyoruz.
Böylece şanslı kişinin, yani bizim hayal ürünümüz olan kişinin hiçbir eksiği kalmıyor.
Oysa bütün zafiyetlerimiz ve dertlerimizle yolumuzdan
sapmadan çalışmaya devam etsek, başkalarının yelkenleri ve kürekleriyle ilerlediği yolda biz dolaşıp zikzaklar çizdiğimiz halde öne geçtiğimizi sıklıkla göreceğiz - ve - elbette insan bunu ancak başkalarıyla aynı konuma gelince veya onların önüne geçince anlayabiliyor.
"Atın üzerinde otururken," dedi Goethe, "zither çalan sevimli kızı öpmek üzere kendine doğru çekmek için, kızın kendi ayağına basmasını sağladığı sahne, İngilizlere uygun en cüretkar sahnelerden biri. Ama siz kadınlar saf tutarken haksızsınız; genellikle kalbinizi beslesin diye sevebileceğiniz bir kahraman bulmak için kitap okursunuz! Kitap öyle okunmaz, söz konusu olan şey, sizin şu ya da bu karakterden hoşlanmanız değil; aksine kitaptan hoşlanmanız olmalıdır."