Gökay BÜRÜÇ

Gökay BÜRÜÇ
@gokayburuc
Endüstri Mühendisi
Balıkesir Üniversitesi Endüstri Mühendisliği
Kırklareli
Edirne, 21 Kasım 1987
13 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Sadri Alışık'a selam ve hürmetlerle...
Biraz balık tuttum. Sonra hepsini denize attım. Sevmediler yukarısını aşağısını daha çok methettiler. Nasıl olsa ben de yanlarına gideceğim günün birinde...
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Karanlık Damlalar - Coğrafi Sıkıntılar
Coğrafi sıkıntılarım var; anla beni! Benim coğrafyamın çocukları, doğdukları gün ölü doğarlar. Yalnızca öldüklerini bilemezler. Kimse onlara söylemez... Hayatlarını bir gün bile yaşayamadan, güneşi görmeden ölürler. Tekstil fabrikalarının makine gürültüleri arasında karton bardakta çay, elde sigara, gecenin üçünde sessizce büyümeye çalışırlar... Yaşamak ve büyümek onların da hakkıdır. Lakin hak, hukuk kimin umurunda? Güneşe ulaşabilmek için bir Avrupalının bin katı çaba sarfederler. Fakat büyüyemezler. Güneşli günlere erişemezler. "Rağmen"lerle büyümeye çalışırlar. Para olmamasına rağmen, torpil-tanıdık-akraba olmamasına rağmen, ev olmamasına rağmen, iş olmamasına rağmen, evlenemesine rağmen... Liste uzayıp gider... Askerde fakir oldukları için dayak yerler. Birçoğu evden atılırlar. İşsiz kalırlar. Kredi kartı borcu bataklığına saplanırlar. Bahtsızlıklarından dem vururlar. Sanki bütün bu yaşananlar kendilerinin suçuymuş gibi hayıflanırlar. Oysa ki aynı coğrafyanın hemen kenarında erguvanlar içine doğanlar da yaşar. Fakat hayali bir duvar ayırır, hayatları ve hayalleri... Etrafında hep "Gel lan buraya!" naraları işitilir. Çok azı "Hoşgeldiniz beyefendi!" lafını duyar. Aileleri onlara uyuz bir köpeğin dişlerini adamın bacağına sımsıkı sapladığı gibi kesici ve delici sözleri saplarken elde sigara camdan dışarıyı seyrederler. Haksızlığa uğrarlar. Hep daha fazlasını verip hiç hakettiklerini isteyemezler... Yolları, doğdukları gün, eşkiya çeteleri, haçlılar, haçlı artıklarının zengin torunları, din bezirganları, politikacılar, yalancılar, televizyon sirki ve onun ucube oyuncuları, magazin maymunları, külhanbeyleri ve eli kanlı zalimler tarafından kesilir. Hayat onlara sağlı sollu tekme ve yumruklarla saldırırken, her gece yorgunluktan yatağa yığılırlar. Sıtmalı
Yeraltı Edebiyatı
Aynı yarışta olmak zorunda değilsin...
Dünyanın global bir köy haline dönüştüğü, herkese aynı Amerikan rüyasının satıldığı, herkesin aynı basmakalıp değer yargılarına göre yargılandığı dünyada, kendini diğerleri ile yarışıyor hissetmek, onlarla kendini mukayese etmek zorunda değilsin. Çünkü yaşam denen bu yolculukta herkes kendi yolunu yürümek zorundadır. Belki de onlarla aynı yarışta bile değilsindir. Belki de yalnızca insanın temel ihtiyaçları noktasında buluşuyorsunuzdur. Birilerinin sana tekdüze hayatlar direttiği su saçma dünyada, aslında aynı olmak zorunda değilsin. sen başka bir yarışın içerisindesin: Her gün kendinin daha iyi versiyonunu inşa etmeye çalışıyorsun! Başlangıçta onlarla aynı olmadığın için seni yadırgayacaklar, daha sonra sana karşı savaş açacaklar, daha sonra geri dönmen için yalvaracaklar, en sonunda da seni olduğun gibi kabul edecekler. Bence denemeye değer bir yolculuk...
Duygu ve Düşünce