“Aşk, bazen bir kaybedişin, bazen de kendini bulmanın sancılı yolculuğudur. Aşk Köpekliktir bana bu gerçeği hatırlattı; sevmenin sınırları olmadığını ama sınırların ihlaliyle gelen yaraların derin olduğunu fark ettirdi. Bir insan, aşkın içinde ne kadar küçülür, ne kadar büyür, bunu sorguladım. Her cümle, duygularımı bir testere gibi kesti; keskin ama unutulmaz. Aşkın fedakarlık mı yoksa teslimiyet mi olduğunu, bir ömrü adamakla bir anda kaybetmek arasındaki ince çizgiyi keşfettim. Romanın son sayfasını kapattığımda, içimde bir boşlukla beraber derin bir anlayış büyüyordu: Aşk, bazen köpekliktir, evet; ama aynı zamanda insan olmanın en samimi hâlidir.”
"Bir saniye lütfen dedi. Bildiğim güzel bir söz var.Gitmeden o sözü sizinle de paylasmak istiyorum...Su , susuzluktan deli olmuş bir kişinin gözü önünde ve kendisi de su içinde, fakat akıp giden sudan haberi bile yok."
"Dünyanın neresine gidersen git, erkekler hep aynı. Hiç değişmiyorlar. Kadınlar biraz yaşlanmaya başlayınca, kendilerine hemen küçük bir çıngıraklı peri buluyorlar,"dedim.