Bu kitapta ne anlatılıyor biliyor musunuz?
İnsanların nasıl köle olarak kullanıldığı, insanın başka bir insanın refahını sağlamak için nasıl kullanıldığı tarihi örneklerle yazılmış.
Bakış açısına göre her iki tarafında neyi nasıl yönlendirdiğini anlayabilirsiniz.
Tarihten örnekler verilmiş olsa da günümüzde evde, arkadaşlar arasında ve iş hayatında ki özellikle iş hayatında karşılaşılan, uygulanan durumlar mevcut.
Düşünün mesela ;
İş hayatınızda çalışansınız ve mümkün olduğunca işleri düzgünce yapıp teslim etmek istiyorsunuz. Eve gittiğinizde kendinize ayıracagınız zamanda bile yorgunluktan bir şey yapma isteği olmuyordur çoğunlukla...
Fakat 11-12 saatlik çalışma hayatınızda dinlendiğiniz 1-2 saatlik ara, yoğun çalıştığınız 9-10 saatlik zamanı, maaşı hakkettiğiniz işleri yok sayıyor ve sanki bedavaya para alıyormuş,tüm gün boş boş oturuyormuşsunuz hissi sunuluyor ya size!
Aldıgınız maaşın daha az olması gerekiyor gibi hissettirilmeye çalışılır ya!
Ve üstüne tüm işleri yine üstüne ekleye ekleye size yaptırırlar ya :)
İşte kitapta, bu örneğin özellikle ezilen, işçi sınıfı için yazıldığını söyleyebilirim.
Genelleme yapmadan, genelde düşünülen bir şey vardır ; çok çalışıyor gibi görün ama az iş yap. Çok aktif olma ama aktif olunan yerde, kişilerle takıl. Böylece çok çalışandan daha cok el üstünde tutulursun. Kitap bunu yap geç diyor :)
Güvenilir insanları silip atmak daha kolay sanırım!
Sanırım bu hayatta 'salağa yatma' tabirini kullanmak lazım ve kitabın genelde vurguladığı birşey var,
' kendini düşün, kendine değer ver, başkası seni değil kendini düşünür seni düşünüyormuş gibi yapar ve kazanan hep o olur.
Sende o eğlenirken, tatil yaparken, 1-2saat çalışıp 10-11 saat kendine ayırırken, sürünüp durursun...'
Değer görmüyorsan değer verme!
Emeğini alamıyorsan emek