·424 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ocak 2021 01:33 Serkan Karaismailoğulunu ilk bu kitabıyla tanıdım. Bir nöro roman olan Pia Mater beni çokca heycanlandıran bir kitaptı başladığımda. Genelde durağan kitapları da okuduğum için gayet akıcı bir şekilde başladı bana göre. Kitabın yarısından sonra olaylar yardırmaya başladı. Fizyolojik bilgilerin dolu dolu olacağını hatta beni bilgiye daha aç bırakıp araştırmaya iteceğini düşünerek başladığım için biraz hayal kırıklığı yaşadım. Bilgiler kurguya zorlama katılmış gibi geldi bana. Yazar nöron demek başına para alıyormuşcasına fazla geçiriyor kelimeyi. Ve bölüm sonlarında geçen az sonra reklamları gibi olan cümleler zamanla irrite etti. Bazı karakterler havada kaldı Aren gibi. Hatta hikaye havada kaldı sonunda zaten ama ikinci kitabı da var sanırım. Karakter isimleri hakkında bir çok yorum gördüm. Kitapta geçen isimlerin birkaçının anlamı vardı ve kurguya iyi katılmıştı bence. Onun dışındakiler de benim için sorun yaratmadı. Yazım dili konusuna pek girmeyeceğim canımı sıkan tek şey tekrar eden cümleler ve kelimelerdi.
Özetle kurguyu heyecanla takip ettim merak ettirdi hikaye kendini. Kurguyu merak ettiğim için ikinci kitabı da edinebilirim. Ama kesinlikle Serkan Karaismailoğulu'nun "Erkek Beyni ve Kadın Beyni" ve " Beyinde Ararken Midede Buldum" kitabını alacağım.