Liesel ilk defa kardeşinin cenaze töreninde yere düşen bir kitabı saklayarak kitap çalma işine başlıyor. Çaldığı bu kitap onun için çok önemli çünkü, kitap “kardeşini ve annesini son kez gördüğü an” gibi bir anlam taşıyor. O yüzden okumayı öğrenip kitabı okuyabilmek Liesel için daha önemli hale geliyor.
Kitapta, evlatlık verilen Liesel adlı kız çocuğunun II.Dünya savaşı sırasında yaşadığı olaylar anlatılıyor.
Liesel’in; üvey babasıyla, arkadaşı rudy ile, evlerine sığınan Yahudi Max ile ve valinin karısıyla olan ilişkisi çok güzel anlatılmış ve bu ilişki üzerinden vefa, fedakarlık, dostluk, yardımlaşma gibi konular çok güzel işlenmişti.
II. Dünya Savaşı ile ilgili şimdiye kadar okuduğum kitaplar, daha çok Yahudilerin yaşadıkları üzerinden ilerlerken, bu kitapta farklı olarak savaşın Alman halkını nasıl etkilediğinden bahsedilmişti.
Kitabı farklı kılan şeylerden diğeri de anlatıcıydı. Spoiler olmaması için anlatıcının kim olduğunu söyleyemiyorum.
Markus Zusak’tan okuduğum ilk kitaptı. Oldukça akıcıydı. Elimden bırakamadan okudum. Son kısımları fazla duygusaldı. Herkese tavsiye ederim.