·164 syf.····Okunma: 11 Ocak 2021 22:21 İntibah(Uyanış-Uyanma), Türk Edebiyatı’nın ilk edebi romanıdır. Aslında ismi ‘‘Son Pişmanlık’’ olarak belirlenmiştir ancak o zamanki şartlar dolayısıyla sansürlenmiştir. Eserin konusu da başlıktan anlaşılacağı üzere son pişmanlığın bir faydasının olmamasıdır. Elif Şafak’tan bir alıntı yapmak istiyorum burada. ‘‘Sizi bilmiyorum ama ben pişmanlık duyabilen insanları seviyorum. Çünkü pişkinlik ne kadar ucuzsa, utanç o kadar değerlidir.’’
(Spoiler) Özetlersem:
Ali Bey; iyi eğitimli, varlıklı, yirmi iki yaşlarında fakat tecrübesiz bir gençtir. Bir gün Çamlıca’da gezerken Mahpeyker isminde çok güzel bir kızla tanışır. Bey, ilk karşılaştıkları anda bu kadına tutulur, fakat kadının kirli geçmişinden habersizdir. Hemen evlenmek arzusu içinde olduğunu söyler. Mahpeyker kabul etmez, çünkü Bey’in evlenmeden önce onun geçmişini araştıracağını ve her şeyin ortaya çıkacağını bilir. Zamanla buluşmalarını sıklaştırırlar. Ali Bey; Mahpeyker’le görüştüğünden beri işini ihmal eder, eve geç gelir, kötü alışkanlıklar edinir olmuştur.
Bir müddet sonra ailesi ve arkadaşları durumu öğrenir. Bey’i bu kötü durumdan nasıl kurtarabileceklerini düşünürler ve ona Mahpeyker’in tam zıttı olan, Dilaşub adında bir cariye alırlar. Dilaşub’un çok saf bir güzelliği vardır, namusludur. Ali Bey de Dilaşub’u beğenir fakat Mahpeyker’den dolayı ilgi göstermez. Bir gün Mahpeyker’in evine gidip onu orda bulamayan Ali Bey biraz araştırmayla kadının nasıl biri olduğunu anlar.
Bu sırada annesi Dilaşub’u Bey’e tekrar önerir. Bu sefer Bey de ona ilgi gösterir. Evlenmelerine karar verilir. Durumu öğrenen Mahpeyker ise çok sinirlenir ve bu durumu hazmedemez. Ali Bey ve Dilaşub’dan intikam almaya karar verir. Tanıdıkları aracılığıyla Dilaşub’u iftiraya uğratır, onu kendisi gibi namussuz gösterir. Kendisini Dilaşub’la avuttuğu için Ali Bey’in sevgisi de hemen nefrete döner. Sinirden ve kederden hastalanan Bey, Dilaşub’u satar ve Dilaşub Mahpeyker’in eline düşer. Ali Bey bu olaylardan sonra bütün servetini çarçur eder ve kendini içkiye verir. Üzüntüsüne dayanamayan annesi ise vefat eder.
İntikam isteği sönmeyen Mahpeyker, Ali Bey’i öldürmek için plan yapar. Planlardan haberdar olan temiz kalpli Dilaşub Ali Bey’i haberdar eder ve Bey kaçar. Ali Bey’in paltosunu giyen Dilaşub, Bey’in ona hiçbir merhametli ya da yumuşak bakış bile atmamasının verdiği hüzünle bir köşede yığılır kalır. Kiralık katil odaya girer ve onu Ali Bey sanıp kalbine bıçağı saplar. Karakoldan dönen Ali Bey, Dilaşub’u görünce delirir. O sırada gülen Mahpeyker’i gören Bey bıçağı kapar ve Mahpeyker’in beynine saplar. Ali Bey, artık her şeyini büsbütün kaybetmiştir. Sonra hapishaneye düşer ve hüzün içinde ölür.
Başlarda yapılan betimlemeler insanı sıkıyor. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Türk Edebiyatı Klasikleri dizisinden aldım, Eski Türkçe kelimeler yok bu nedenle. Kitap ilahi/hâkim bakış açısıyla yazılmış. Akıcı bir anlatım var. Eserde romantizm akımının da etkileri görülüyor.
Hiçbir şeye körü körüne inanıp güvenmememiz gerektiğinin farkına varıyoruz, karşımızdaki kişiye en azından kendini anlatması için fırsat tanımanın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz bu eserde. Sonuçta neyi ne kadar anlatırsak anlatalım, karşımızdakinin anladığı kadarız.
Karakterlerden kısaca bahsedersem:
• Ali Bey: iyi eğitimli, varlıklı, yirmi iki yaşlarında fakat tecrübesiz bir genç.
• Mahpeyker: Kötü ahlakı, intikamı, kini temsil eden; Ali Bey’in geçmişini bilmeden tutulduğu kadın tip.
• Dilaşub: Saflığı, iyiliği, namusu, vefayı temsil eden; Ali Bey’i içtenlikle seven cariye.
• Fatma Hanım: Ali Bey'in annesi.
• Atıf Bey: Ali Bey’in çalışma arkadaşı.
• Mesut Bey: Atıf Bey’in dayısı.
Okurken Ali Bey’in tepkilerini çok aşırı buldum. Dilaşub’un ise o kadar kötü tavır sergileyen, kendisini anlatmasına bile fırsat vermeyen Ali Bey’e gösterdiği sevgi ve vefa gerçekten beni şaşırttı. Tabi Dilaşub iyiliği, namusu, vefayı temsil eden bir tip olduğu için başka bir davranış sergileyemezdi. Aynı zamanda Mahpeyker de kötülüğü, kini, intikamı simgeleyen bir tip.