Hayatın gerçekleri ve acımasızlığı çocuk ya da büyük dinlemez çoğu zaman. Geliverir ansızın. Böyle zamanlarda insan; zorlukları misafir edip zamanında yolcu edecek kocaman bir kalbe ihtiyaç duyar...
İşte tam olarak böylesine zorlu bir hayat tecrübesini, küçük yaşlarda edinmek zorunda kalan Louis'nin hikayesidir bu. Babası ile birlikte her sabah, cambaz ayaklıklarının tepesinde koyunları bataklıklarda otlatmaya giden Louis, hayatından oldukça memnundur. Ailesiyle birlikte sürdürdükleri bu doğal yaşam mutlu olmaları için yeterliydi. Ancak babasını aniden kaybetmenin vermiş olduğu acı ve keder bir anda hayatlarını değiştirmek zorunda bıraktı. Annesi ille birlikte kente göç etmek zorunda kaldılar. Anılarını, mutluluklarını ve sevdiklerini geride bırakmış olmanın verdiği hüzünle yeni ve çok farklı bir hayata başlayacak olmalarının vermiş olduğu belirsizlik içerisinde başlar hayatları. Eski hayatları gibi özgür olmasalar da mutluluklarını yanlarında getirmiş olmanın tesellisi ile kent yaşamına uyum sağlamaya çalışırlar. Gidilen yerde mutluluk aramaktansa mutluluğu yanında taşımak en güzelidir ne de olsa...
Bir çocuğun gözünden anlatılan hikaye; hayalleri, heyecanları, umutları, korkuları ve hayata sıkı sıkıya tutunmayı konu ediniyor. Şiirsel ve yer yer kullanılan edebi söylem kitaba ayrıca güzel bir hava katıyor. Hikaye her ne kadar dramatik başlayıp bir süre öyle devam etse de sonlara doğru mutluluğa göz kırparak okuyucunun yüzünde gülücükler oluşturmayı da ihmal etmiyor
Çocuk romanı niteliğinde sayılan kitap 96 sayfadan oluşuyor ve bazı sayfaları siyah beyaz resimlemeler tamamlıyor. Seviye olarak ilkokul 3.sınıftan itibaren okunmasında bir sakınca bulunmuyor.
Kalbi kocaman çocukların çokça olduğu daha güzel bir Dünya'ya
Mutlu okumalar...