Yaşar Kemal hep bir başkaldırı hep bir kaçış üzerine yazmıştı hikayelerini. Ağrıdağı Efsanesi de onlardan biri. Ancak bu sefer içerisinde bir aşk hikayesi de eşlik ediyordu. Dillere destan bir aşk hikayesi bu. Öyle güzel bir dille anlatıyor ki kendinden hiç taviz vermeden o özgünlüğü ile. Yazarın kim olduğuna bakmasan bile kimi okuduğunu bilmen kadar güzel ne var?
Anlatıcılığının enfes olmasının yanı sıra bu kitapta yer yer karakterleri gözümüzde canlandırmak için Abidin Dino’nun çizimlerine de yer verilmişti. Bu detayı epey sevdim.
Öyle bir aşk hikayesi anlatılıyor ki. Kavuşmanın imkansız ve saf bir sevgiyle olduğunu.
Şu satırlardan sevginin gücünü görebiliyoruz:
“Varsın o yaşasın da bir daha ölünceye kadar yüzünü görmeyeyim. Varsın yaşasın da... Varsın yaşasın. Dağlarda kurt sürüsü kadar çocukları olsun. Varsın o yaşasın da, ben öleyim.”
Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Yaşar Kemal halkı öyle iyi anlıyor ki bunu tüm eserlerinde yansıtıyor. Çukurova değil, Ağrı’ya yapılan bir yolculuk bu sefer ki. İnce Mehmed” ile tanıdım, ardından “Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca” çıktı karşıma ve her biri ayrı altın değerinde olan tüm eserlerini ömrüm yettiğince okuyacağım. Ağrıdağı Efsanesini de içtenlikle tavsiye ediyorum.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal