Gönderi

8/10
·383 syf.··
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 18:23
Bu kitabı okuduğum için çok mutluyum. Bir arkadaşımız "bilinç sıçraması yaşattı" yazmıştı kitap hakkında. Ne demek istediğini anladım. Mikro düzeyde olan farkındalığımız ve bakış açımızla değerlendirmekte zorlandığımız, sıkışmışlık hissi yaşadığımız olaylara makro bakış açısıyla nasıl bakmak gerektiğini öğrendim. Kitabı yeni okuduğumdandır belki, sanki şu an her şeyi koşulsuz kabul edebileceğimi ve koşulsuz seveceğimi hissediyorum. (Başına gelen ilk olumsuzlukta yoldan çıkmıştır... :)) Başarı ve başarısızlık konusunda kitapta geçen bakış açısı beni oldukça etkiledi. Her yerde başarısızlıkta bir başarıdır diye söylenir elbette ancak bunun farkındalığını tüm hücrelerimde hiç bu kadar hissedememiştim. Benim kitaptan edindiğim en büyük kazanç bu oldu. ELEŞTİRİ Okuduğum her bir cümle bana farklı bir pencere açtı. Farklı bir bakış açısı kazandım. Bazı katılmadığım noktalar vardı. Onlara da değinmek isterim. Şunu belirtmeliyim ki katılmadığım bu noktalar kişisel araştırmalarım ve inancımdan dolayıdır. Başka bir nedeni yok. Reenkarnasyon konusu (eğer bu kitapla yolun kesişmişse elbette duymuşsundur.) günümüzde çok tartışılan bir konu. Enkarnasyon yaşadığımızı düşünen topluluk da (kitapta da geniş yer bulmuş burdan da bilgi edinebilirsin) oldukça ikna edici bir savunma ortaya koyuyor. Regresyon ile insanların geçmiş yaşamlarını hatırladığı birçok örnek de okumuştum fakat ben atalardan gelen aktarım savunucusuyum. Yani atalarımızın eylemleri ve duygularının meydana getirdiği kimyasal reaksiyonların DNA ile çocuklara aktarıldığını regresyon çalışmalarında da ataların yaşantılarına göz atıldığını, gözlemci kişinin DNA' sında da bu kodlar oldugundan dolayı o yaşantıları kendisininmiş gibi algıladığını düşünüyorum. "Makro dünyada din yok. Din insanları ayrıştırıyor." Din mikro insanın uydurduğu bir inanç sistemi görüşü hakim kitapta. Buna katılmıyorum. Kendi söylediği ile çelişiyor. Peki nasıl? Din=Yol demek. Şu an toplumdaki din algısını biliyorum. Fakat bu gerçekten araştıran insanların da fark ettiği üzere tamamen yanlış bir algı. Dinlerde bahsedilen anlatılan şeylerle insanların bunları yaşama şekli zaten çok farklı ki bunu red etmeden önce toplumun bakış açısından sıyrılıp daha detaylı araştırmalıydı bana kalırsa. Yeniden başa dönecek olursam din=yol demek demiştim. Yarattığı makro dünyadaki düşünce sistemi de bir din. Burada şu din iyi şu din kötü demiyorum. Din kavramından bahsediyorum. Dikkatimi bir şey daha çekti: Yeni Dünya Düzeni... meraklıları bilirler, yaratılmaya çalışılan yeni dünya düzeni teorilerini duymuş muydun? Sanırım istedikleri düzen bu kitaptaki düzen. :)) Keşke bu düzeni getirmeye çalışanlar da kitaptaki gibi sevgi dolu olsa... SPOİLER !!!! Kitabı okuduktan sonra buraya baksan daha iyi olur. Bir soru soracağım cevabını merak ediyorum sevgili arkadaşım. Jon'un intiharı konusunda ne düşünüyorsun? Gerçekten tekamül mezuniyeti olabilir mi intihar? Bu konuda kafam karıştı. Açıkçası Karl gibi düşünüyorum nedenleri tam olarak açıklanmış olsa da ikna olmadım. ;)
M. S. 2150 - Bir Makro Felsefe KlasiğiThea Alexander · Akaşa Yayınları · 19971,488 okunma
·
66 Gösterim
1 Yorum
" Din insanları ayrıştırıyor " bu söze katılmama sebebiniz bir inancı benimsemiş olmanızdan kaynaklı. Biraz daha geniş bir perspektiften bakıldığında " İdeolojiler insanları ayrıştırır " sözü daha doğru olur. İnançlarda temelde bir ideolojinin ürünü olduğu için birbirini destekler niteliktedir. Ne demek istediğimi daha net anlamanız için Jiddu KRİSHNAMURTİ nin bir söyletisini dinlemeye davet ediyorum sizi youtu.be/4hPfL54eahw
Ebru
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim bakıyorum hemen 😊
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.