7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2021 15:21
" Günümüzde herhangi bir nedenle her yerde ve rahatlıkla savaş çıkarılabilmesi, yalnızca paganlar tarafından değil Hristiyanlar tarafından da, sırf dünyevi insanlar tarafından değil rahipler ve piskoposlar tarafından da, bir tek gençler ve tecrübesizler tarafından değil yaşlı ve bir o kadar da tecrübe sahibi olanlar tarafından da, yalnızca halk ve doğaları gereği kolayca tahrik edilebilir yığınlar tarafından değil görevleri bu bayağı yığınların ayaklanmalarını bilgelik ve akılla yatıştırmak olması gereken prensler tarafından da acımasızca ve barbarca savaşa girilmesi yeterince şaşırtıcıdır."        Savaşın erdem sayıldığı, savaşmadan var olamayan toplumların hakim olduğu, birbirleriyle haberleşmenin zorluğundan bürokrasi yerine katliamların doğal görüldüğü bir dönem de yazılan bu eser modern Avrupa'nın savaş karşıtı ilk metnidir. Erasmus 1500 ile 1533 yılları arasında Antik Cağ'ı belirleyen dört bini aşkın atasözü, deyim ve özdeyişi bir araya getirerek Collectanea Adagiorum (Toplu Özdeyişler) adlı kitabında yorumlamıştır. Kitaba adını veren "Dulce Bellum Inexpertis/ Tatlı Gelir Yaşamayana Savaş 3001 numaralı adagiumdur.    Hümanistlerin prensi Erasmus kitap boyunca savaşın kötülüklerini ortaya koymaya çalışır. Bunu ilk olarak felsefi bir yaklaşımla yapar. Insanın yaratılış gereği savaştan uzak durması gerektiğini örnekler vererek açıklar.  Savaşın insanlar için nasıl normalleştiği üzerine sorgulamalar yaparken, bu durumun mitolojik dayanaklarına bakar. İnsanı savaşa iten nedenleri sorgularken onu normallestirmez. Daha sonra barışın ve dostluğun güzelliğinden bahsederken yine savaşı kötülemeye devam eder. Savaşın insanlara verdiği ve verebileceği zararları tek tek açıklar. En son ise bir Hristiyan olarak savaşmamayı, savaştan yana olmamayı vurgular. Bunu yaparken de İncil'den kanıtlar sunar ve yanlış kullanılan dini öğeleri düzeltir. Bu arada Türklere karşı düzenlenen haçlı seferlerini kınarken, kendi toplumunu üstün görmekten de kaçınmaz. Sanırım bu üstünlük duygusu  Avrupalılar da hiç değişmeyen bir olgu.             Tüm bunları yaparken kendi kültürünü simgeleyen öğeleri başarılı bir şekilde kullanışını kitap boyunca verilen dipnotlarda görürsünüz. Ve o açıklamalar olmadan tercümenin güdük kalacağını anlarsınız. Gayet sade, akıcı ve mantığa uygun çok güzel bir eser. Yazıldığı dönem göz önüne alınınca da çok cesur bir metin. Tavsiye ederim. Zira savaş modern dünya ile şekil değişse de hala aynı çirkinlikte. Bu metinden kalıcı  çıkarımlara varmanız  temennisiyle.
Siyaset
Tatlı Gelir Yaşamayana SavaşDesiderius Erasmus · Can Yayınları · 20201,158 okunma
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.