kendi içinde "virginia"
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 20:07
Ahh! Virginia... Neden bu kadar zor olmak zorunda bırakıldın sen. Neden?! Betimlemelerin nokta koymaya kıyamayışların beni o kadar zorladı ki, bu sefer yarım bırakmaya kıyamadım. Bazı paragrafları başa dönüp okumak zorunda kaldım. Hak verilmeli ki bir cümle bile paragrafla eş değerde :)) Aslında Deniz Feneri Virginia 'nın yaşadığı ailenin bir nebze aktarımı gibidir. Her sözünde her kitabında feministlik kavramı ağır basıyor yine. Konusuna odaklanmak zordu belki fakat bir önceki yarım bırakmak zorunda kaldığım Dalgalar kitabı gibi değildi en azından. “Deniz Feneri”nin bir hikayesi var belki, ama Virginia bilinçli bir seçimle olay örgüsünü çok gevşek bir biçimde dokumuş; sekiz çocuklu Ramsay ailesinin sade, sessiz ve mutlu hayatından bölük pörçük izlenimler aktarıyor Woolf. Olay örgüsünün belirsizliğinin altında çok titiz bir üslupçuluk var aslında; her sözcüğü, cümleyi, düşünceyi, duyguyu ve olay anlatımını vermek istediği bütünlüğe uygun biçimde seçiyor, hiç bir yerde ilham perisinin kendisini sürüklemesine izin vermiyor. Yaz mevsimini deniz kenarında geçiren Ramsay ailesinin, misafirlerinin ve çevrelerindeki dostlarının hayatından kısa bir dönemi bilim adamı bay Ramsey’in fedakar eşi bayan Ramsey’in gözünden anlatıyor roman. Şimdiki zaman içerisinde sürüp giden olaylar, kişilerin bilincinde oluşan izlenimlerle geçmişe yayılırken, son bölümde yıllar sonrasına uzanarak bitiyor hikaye. Deniz Feneri, evin küçük oğlunun hep gitmek istediği, ama hava muhalefeti nedeniyle bir türlü ulaşamadığı bir yer, bir arzu nesnesi ve aynı zamanda yetişkinliğe geçişin sembolüdür. Ne var ki fenere ulaşma arzusunun şiddeti, arzu doyurulduğunda başlangıçtaki önemini de yitiriverir. Hikayede yer alan şahıslar birbirleri ile konuşuyorlar şüphesiz, ancak bu monologlardan iç monologlara ya da bilinç akışına geçildiğinde, anlamlar üzerine de bir belirsizlik olduğunu farkediyoruz. Mesela, “Mr.Tansley, anlaşılan adamın yaptığı resmin iyi bir şey olmadığını anlatmak istiyor bana diye düşündü. İnsan böyle mi derdi? Acaba bunu mu demek istemişti? Boyalar dayanıklı değilmiş. İnsan böyle mi derdi? Bunu mu demek istemişti acaba?” tarzında kesik kesik sorgulama cümleleri romanın bir çok yerinde çıkıyor karşımıza. Sözcükler sözcükleri, imgeler yeni imgeleri çağırıyor; insan zihninde düşünce oluşumunun haritasını çıkarıyor Woolf. Böylelikle yargıları, kesinlik taşıyan önermeleri ve bilgiye duyulan güveni sorgularken, aydınlanma düşüncesini de apaçık gibi görünen gerçeklerin muğlaklığını da vurguluyor. Yeni bir dönem, yeni bir üslup Mekanın da önemli bir rolü var romanda. Kişilerin düşünceleri izledikleri görüntülerin yarattığı imgelerle bambaşka konulara sıçrıyor, zihinlerinde geçmişin anıları canlanıyor. Mesela, William Banks’a Bay Ramsay ile arkadaşlığının sırf adet yerini bulduğu için sürdüğünü düşündürten anı, “öbür yoldan, araba yolundan yürümek üzere kıvrıldığı sırada gözüne öyle şeyler çarptı ki, eğer kum tepeleri, arkadaşlığının vücudunu balçık içinde hala yaşam dolu taze dudaklara yatırıyor olarak gözler önüne sermeseydi bunların farkında olmayacaktı” cümleleriyle tasvir ediyor yazar. Woolf’un yansıttığı duygu ve düşünce dünyasının belli bir sosyal kesime ait olması, bu kişilerin toplumsal ve tarihsel bağlamlarının işlenmemesi bir eksiklik gibi görünse de, İngiltere’nin, bu metinlerin üretildikleri tarihlerdeki siyasi, ekonomik, toplumsal ve ideolojik hayatının veri alınması durumunda, bu eksikliğin aşılacağı söylenebilir. Çünkü Woolf’un meselesi, Victoria döneminin sona erdiği, geleneksel değerlerin parçalandığı bir toplumsal yapıdaki insanın durumudur. Hemen her romanında kadın sorunların işlemeye özen göstermişti Woolf. “Deniz Feneri”nde de -kocası, çocukları, evi ve ev kadınlığı sorumluğu ile yaşayan- Mrs.Ramsay ile -evliliğe uzak duran, hayatını resim yaparak geçiren özgür kadın- Lily arasında -üstü örtük biçimde- yapılan karşılaştırma ile ortaya çıkar feminist öğeler. Roman sonunda Mrs. Ramsay’ın ölümü ile yıkılan eserinin -aile düzenin- trajikliği, kadının eve bağlı hayatının anlamsızlığına yapılan bir gönderme olarak da okunabilir.
1000Kitap Gerçek Okurlar
Deniz FeneriVirginia Woolf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,7bin okunma
··
1.882 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
youtu.be/6Hi9UW76zOU evlilik konusunda izlediğim en gerçekçi videodur kendisi ☺️
Ayfer
Gönderi Sahibi
Videonun sadece bir kısmını izledim devamını da kesinlikle izleyeceğim. Psikiyatrimizin esas noktalara değinildiği çok açık bir şekilde belli ediyor. İlgi çekici video için teşekkür ederim muallimem. 🤗🍀💜
Çok güzel bir eser seçmişsin kartaliçem keyifli okumalar diliyorum 🤗🏁
Ayfer
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Kartalım. 🤗🦅
Sizi saymazsak 50 küsür saniyede 8 kişinin okuyup beğendiğini gördüm. 3 hafta boyunca hızlı okuma üzerine bilgisayarda çalışma yaptım. Ben bile bu kadar hızlı okuyamadım. Nasıl okudunuz o kadar kısa sürede ya. Bu arada incelemeniz için de elinize sağlık. Konuya çokta girmeden kitabı aktarmışsınız. Tebrik ederim :)
Ayfer
Gönderi Sahibi
Kesinlikle, o an okuyamıyorsam da bunu belirtmeyi gerek görüyorum kendimde o şekilde beğeniyorum. Bilinçli okumalar o zaman. :))