“bu her zaman böyledir. bir insanda, karşısındakinde ille de bir şeyler arayıp bulma hevesi uyanmaya görsün, o insanın her davranışında, her sözünde kesinlikle aradığı şeyi hem de fazlasıyla bulur. isterse ortada aradığı şeye ilişkin en ufak bir iz olmasın, o apaçık izler görür; isterse aradığı şeyin gölgesi bile olmasın, o yalnızca gölgeyi değil, son derece belirgin çizgilerle aradığı şeyin ta kendisini görür, üstelik de her yeni bakışıyla, bu konuyu her yeniden düşünüşüyle gördüğü şey iyice netleşir, elle tutulacak denli somutlaşır.”