·210 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Ocak 2021 20:10 Yaman, çalıştığı hastanenin hemen yakınında bulunan kütüphanedeki kırmızı saçlı kadına gönlünü kaptıran bir doktordur. Duru ise ateş gibi saçlarıyla ve adı gibi duru güzelliği ile Yaman’ın aklını çelen esrarengiz bir kadındır. Yaman, bu kırmızılı kadına ulaşabilmek için elindeki tüm fırsatları değerlendirmeye ve bir şekilde Duru’nun yanında olmaya çalışır. Duru’nun hayatı ise kimsenin aklına gelmeyecek olan çıkmazlarla, zorluklarla ve üzeri çizilmesi imkansız olan kurallarla doludur. Yaman, Duru’nun hayatındaki o olağanüstü sınırı geçtiğinde ise ikisi için her şey çok farklı bir yöne evrilir.
.
Fantastik bir kitap olan Şifacı’nın temelinin Şamanlık’a dayanması ve ögelerini kültürel bilgilerden toplaması aşırı hoşuma giden bir detay oldu. Çünkü her zaman, binlerce yıllık tarihi geçmişimizin fantastik içeriklere ilham olabilecek güçte olduğuna inanmışımdır. Şifacı bu inancıma çok güzel bir tohum ekmiş oldu. Her anlamda aşırı zevk alarak okuduğum bir kitaptı.
.
Kitapta genel olarak öne çıkan üç ayrı karakter vardı: Duru, Yaman ve Dolunay...
Duru hem sahip olduğu fantastik nedenlerden dolayı hem de kendi nahif üslubundan dolayı o kadar narin bir karakter ki. Tüm dünyaya olan kızgınlığını bile içindeki iyilik tohumlarıyla süslüyor. Bu arada haberiniz olsun, Duru hepimize kızgın. Doğayı katleden, hayvanları tüketen, zamanın değerini asla bilemeyen, yaşamın tadı nasıl çıkarılır anlamayan, incitmeden sevmeyi beceremeyen, yaşarken öldüren hepimize kızgın. Bu kızgınlığı öyle efsunlu ve şiirsel bir dille anlatıyor ki o konuştukça utanmamak elde değil. Özellikle hepimizin evlere tıkıldığı şu dönemde Duru’ya ve Duru gibi düşünmeye çok ihtiyacımız var gibi görünüyor.
.
Yaman ise başlarda ağzını bantlamak istediğim bir karakterdi. İçindeki merak ve etkinlenme duygusuyla o kadar çok soru soruyordu ki bazı yerlerde Duru yerine ben darlandım. Özellikle insanın saklamak zorunda olduğu gerçekleri varsa sorgulanmak çok zor olabiliyor. Duru ile Yaman’ı en başta birbirinden iten de tam olarak buydu. Yaman’ın sorgulayıcı ve hafif dalga geçer üslubu Duru’yu hayal kırıklığına uğratıyordu. Ancak daha sonra karakter olarak öyle bir noktaya evrildi ki her sahnesinde yumuş yumuş olmamak elde değildi. Duru’nun gerçeklerini Duru’dan daha fazla benimsediği noktada tam bir kahramana dönüştü gözümde. Ayrıca en çok hoşuma giden şeylerden biri de Yaman karakterinin tamamen insani olmasıydı. Sırf erkek karakter diye korku gibi duygulardan arındırılmamıştı. Gerektiğinde ise tüm korkularına rağmen aşkı için savaşma cesaretini göstermişti.
.
Dolunay karakteri ise olaylara dahil olduğundan beri sevdiğim bir kötü karakterdi. Her ne kadar spoiler olmaması nedeniyle karakter hakkında çok bilgi veremesem de onu kötü olmaya iten nedenleri ve her şeye rağmen Duru ile olan ilişkisini okumak oldukça üzücüydü. Dolunay karakteri, içinde savaşlar kopan ötekileştirilmiş bir karakterdi.
.
Şifacı, dinamik olay örgüsü ile insanı ilk sayfadan itibaren içine çeken bir kurguya sahipti. İçerisine yer yer serpiştirilmiş olan çizimler ise ayrı bir tat katmıştı. Fantastik okumayı sevenleri, özellikle bu alanda bizim de neler başarabildiğimizi görmesi adına okumaya davet ediyorum