Yaman, çalıştığı hastanenin hemen yakınında bulunan kütüphanedeki kırmızı saçlı kadına gönlünü kaptıran bir doktordur. Duru ise ateş gibi saçlarıyla ve adı gibi duru güzelliği ile Yaman’ın aklını çelen esrarengiz bir kadındır. Yaman, bu kırmızılı kadına ulaşabilmek için elindeki tüm fırsatları değerlendirmeye ve bir şekilde Duru’nun yanında olmaya çalışır. Duru’nun hayatı ise kimsenin aklına gelmeyecek olan çıkmazlarla, zorluklarla ve üzeri çizilmesi imkansız olan kurallarla doludur. Yaman, Duru’nun hayatındaki o olağanüstü sınırı geçtiğinde ise ikisi için her şey çok farklı bir yöne evrilir.
.
Fantastik bir kitap olan Şifacı’nın temelinin Şamanlık’a dayanması ve ögelerini kültürel bilgilerden toplaması aşırı hoşuma giden bir detay oldu. Çünkü her zaman, binlerce yıllık tarihi geçmişimizin fantastik içeriklere ilham olabilecek güçte olduğuna inanmışımdır. Şifacı bu inancıma çok güzel bir tohum ekmiş oldu. Her anlamda aşırı zevk alarak okuduğum bir kitaptı.
.
Kitapta genel olarak öne çıkan üç ayrı karakter vardı: Duru, Yaman ve Dolunay...
Duru hem sahip olduğu fantastik nedenlerden dolayı hem de kendi nahif üslubundan dolayı o kadar narin bir karakter ki. Tüm dünyaya olan kızgınlığını bile içindeki iyilik tohumlarıyla süslüyor. Bu arada haberiniz olsun, Duru hepimize kızgın. Doğayı katleden, hayvanları tüketen, zamanın değerini asla bilemeyen, yaşamın tadı nasıl çıkarılır anlamayan, incitmeden sevmeyi beceremeyen, yaşarken öldüren hepimize kızgın. Bu kızgınlığı öyle efsunlu ve şiirsel bir dille anlatıyor ki o konuştukça utanmamak elde değil. Özellikle hepimizin evlere tıkıldığı şu dönemde Duru’ya ve Duru gibi düşünmeye çok ihtiyacımız var gibi görünüyor.
.
Yaman ise başlarda ağzını bantlamak istediğim bir karakterdi. İçindeki merak ve etkinlenme duygusuyla o kadar çok