·372 syf.····Okunma: 23 Aralık 2020 23:21 “İnsan her şeyi anlatamaz, zaten kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.” Kitabın girişindeki bu cümle çok anlamlı.Gerçekten de yetmiyor kelimeler anlatmaya. En çok konuşulması gereken, en çok dillenmesi ve üzerine çalışılması gereken bir konunun bu kadar az gündeme gelmesi çok üzücü. Belki de bu yüzden her dönem aynı kalan, değişmeyen, değiştirilemeyen bir şey: Ensest.
Büşra Sanay ensest mağdurları, cezaevi çalışanları, psikologlar, psikiyatristler, nörologlar, yazarlar, yönetmenler, hakimler, savcılar, avukatlar, aileler ve suçlularla yaptığı röportajları birebir yayınlıyor Kardeşini Doğurmak’ta. Kitap acı dolu, duyarsızlık dolu, gerçek dolu. Her olay bir bıçak gibi kesiyor zihnimizi, kalbimizi.
Ben okurken çok zorlandım. Sayfaları çevirmek çok zordu benim için.İçimde birçok duygu ortaya çıktı, mücadele etmekte çok zorlandım. Durdum. Anlamaya çalıştım hepsini. Sonra Büşra Sanay’ın Suna Aras’la röportaj yaptığı bölümde, ensest üzerine yazdığı kitapla ilgili söylediği şu satırlarla karşılaştım:
“Kitap çıktıktan sonra aldığınız tepkiler neler?
-Bu soru karşısında acı acı gülümsüyorum.Çünkü olumlu tepkilerin sonuna hep şu cümle ekleniyor: okuyup bitiremedim. Ne demek bu? Bu kadınlar bize yaralarını açıp gösterdiler, biz o yaraları görmezden gelirsek, ya da o derin yaralardan gözlerimizi kaçırırsak olmaz. Tek kelimeyle olmaz arkadaşlar. Olmaz.Okuyacaksınız, okutacaksınız, hatta gözlerinin içine sokacaksınız! O yaraları görmelerini sağlamak zorundayız!”
Çok haklı bir tepkiydi. Rahatsız ediyor tüm bu gerçekler. Etsin zaten! Etmeli de ! Rahatsız etmeli ki bir şeyleri değiştirmek için adım atabilelim. Tüm bu yaşananlar bizim yan evimizde, arka mahallemizde, komşu şehirde oluyor. Her an oluyor. Her saniye birileri bu istismarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Tabi seslerini duyurabilirlerse...
Mutlaka okuyun, okutun bu kitabı. Büyük bir emek harcamış Büşra Sanay ve sonuna kadar da hak ediyor tüm övgüleri. Elini taşın altına koymuş! Siz de elinizi taşın altına koymak için, okuyun, bilinçlenin, öğrenin, hissedin o acıları, sonra da bilinçlendirin, yakınlarınızı, çocuklarınızı, herkesi... Önemseyin, dinleyin, anlamaya çalışın. Ancak bu şekilde mücadele edebiliriz tüm bunlarla.