·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ocak 2021 21:56 Birçok kişinin bu kitabı yeni duyduğunu tahmin ediyorum. Ben de ilk kez @turhanyildirim 'in youtube videolarindan birinde duymuş ve çok merak etmiştim. Cortazar'in Seksek'i bu denli meşhurken bu kitap nasıl bilinmiyordu ve bu kadar az okunuyordu? "Seksek" birazda okumayı aktifleştiren, okuyucuyu kitaba katan bir kitapsa bu kitapta da aynı şey vardı. Üstelik artısı Türk edebiyatının ilk postmodern örneklerinden biri sayılması. Yıldız Ecevit, Güney Dal hakkında şöyle bir yorum yapmış; postmodernist eğilimi bilinçli olarak modernist ögelerden yalıtıp metne taşımak isteyen ilk Türk romancısı. Dünya genelinde bir düz bir de alternatif okuması basılan ilk metin de Kılları Yolunmuş Maymun olabilirmiş.
Öncelikle şunu kabul etmeliyim, gerçekten çok kötü bir kitap ismi. Almanca'daki gibi "Yeniçeri Müziği" olarak basılsa daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Kitabın içinde neden bu ismin tercih edildiği anlatılmış olsa da okuyucuyu önyargılı olmaya iten bir tarafı var. Fakat içeriği genel anlamda beni şaşırttı. Bu kadar başarılı olmasını beklemiyordum.
Kitap 2 kısımdan oluşuyor. İlk kısımda anlatıcı Ömer Kul isminde Almanya'da yaşayan bir Türk. Ömer ile ailesi arasındaki olaylar neredeyse bütünüyle kendi evlerinin içinde geçiyor. Belki de günümüz şartlarında çok da sevemeyecegimiz düşünceleri olan bir baba figürüdür kendisi.
Romanın ikinci kısmında İbrahim
Yaprak isminde yine Almanya'da yaşayan bir Türk, bir roman yazma çabasında ve yazdığı roman kitabın aslında ilk kısmı. Tabi bir de bunları kurgulayan asıl yazarımız Güney Dal var :) Ben kurguyu çok zekice buldum. Cortazar'da atlamalar da kitap alıntıları veya kısa yazılar varken burada 2 ayrı kurgu iç içe geçirilmiş. Bunu yapmanın hiç de kolay olmadığını düşünüyorum. Üstelik romanın 2. kısmında çoğunlukla 2. tekil şahıs kullanılmış ki bunun beni rahatsiz edeceğini düşünürdüm ama hiç de öyle olmadı.
İçeriğe yönelik sevmedigim, uzatıldıgını düşündüğüm yerler olsa da Türk edebiyatı adına gerçekten önemli bir eser yazıldığına ve desteklenmesi gerektiğine inancım sonsuz. Bu nedenle mutlaka ama mutlaka okuyun. Keyifli okumalar.
DIPNOT; Hem Cortazar'in Seksek'i hem de bu kitap gurbetteki kişileri anlatmakla yine varoluşculuk deryalarinda dolanıyor. Her iki kitapta da Lowry'nin Yanardağın Altında kitabına atıf vardı sanırım onu okumaktan başka kaçacak yerim kalmadı:)