Puan vermedi·100 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ocak 2021 17:08 Yani hayatta kalmaya, hayatı idame ettirmeye çalışmak değil; olumsuz bir vaziyetten faydalanmaya çalışmak.
Son yıllarda sıklıkla tekrarlandığı için, ilk duyuşta insa-
na “normal” gibi gelen bu ibare, aslında insan türünün “doğal” ve genetik bir hastalığı. Kendi türüne insan kadar düşman başka
bir tür bilmiyoruz. Bir de utanmadan homo homini lupus (İnsan insanın kurdudur) demişiz; güzelim kurtlara benzetmişiz kendimizi.
Önce hayvanları sonra kadınları köleleştiren insanoğlu, başına gelen felaketlerin sorumlusu olarak da önce onları hedef
almış hep. Hayvanları zaten yiyoruz, eh üstüne de “cadılar”ı da
yakıyoruz ve arada Tanrı’ya bunları kurban ediyoruz. Tek Tanrı-
lı devirlerde de daha incelikli, daha “ahlaklı”, daha “sosyal” ve gi-
derek “daha medeni” çözümler üretiyoruz. Modern zamanlarda
bunların “sürdürülebilir” olmasına dikkat ediyoruz!
Hayatın “normal” denen akışı bozuluyor tarihte kimi zaman.
Şu anda içinde bulunduğumuz gibi salgın hastalık dönemleri ve-
ya yangınlar-depremler-savaşlar- seller gibi afet dönemlerinde,
insan türü kendini iyice kaybediyor. Yoksa kendini mi buluyor?
İçimizden çıkan kötülüğü Şeytan’a malederek vicdanımızı te-
mizliyoruz. Tabii buna ihtiyacımız var. Din, ahlak, vicdan, yasa,
kod, kural olmadan kendimizi idare etmemiz mümkün değil. Bu
durumda, bu toplumsal organizasyonu yapan ve bizi yöneten
hemcinslerimizin iktidarını kabul ederek ve onlara belli bir be-
del (vergi) ödeyerek “kardeşim, biz kendi kendimize yapamıyo-
ruz; sen bizim adımıza hallet” diyoruz. Giderek de “ancak sizleri
de ben seçeceğim” deyip, adına “demokrasi” dediğimiz gayet ile-
ri ve modern ve medeni formatlar ortaya koyuyoruz.
Buraya kadar iyi de, esas mesele kriz çıktığı zaman yönet-
mekte. Krizin olmadığı “normal” zamanlarda, yönetenlerin biraz
da “yemesine” itirazımız olmuyor. Zira “yiyor ama çalışıyor”, ya-
ni bizi “normal” tutarak kendisi de sebepleniyor. Tamam canım,
“olacak o kadar”. Ama esas mesele, kriz çıktığı zaman çıkıyor.
“Hani biz size oy-vergi-iktidar falan vermiştik; şimdi hadi baka-
lım bizi hayatta tutun ve muhtaç etmeyin” diyoruz da, bakıyo-
ruz durum öyle değil. İktidarda bulunan hemcinslerimiz bize
birdenbire atalarımızı, çok eski çağları hatırlatarak “sürü bağı-
şıklığı”ndan bahsediyor! Veya dünyanın en “ileri” ülkesi ABD’de
olduğu gibi, salgın hastalıktan her gün yüzlerce insan ölüyor. En
ileri teknolojinin sağladığı, bilmem kaç boyutlu görüntü eşliğin-
de uzayın derinliklerine seyahat ediyoruz ama köşedeki bakka-
la gidip ekmek alamıyoruz. Hesaptan doğalgaz parası çekiliyor
ama Çin aşısını vurdurmak için hâlâ bekliyoruz.
Kriz fırsatçılığı bizim kanımızda var. İdeolojileri, siyaseti,
dini, ahlakı ve kendi oluşturduğumuz ve işimize geldiğinde hiçe
saydığımız toplumsal kuralları-kodları da bu yaradılışta aramak
lazım biraz.