·72 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ocak 2021 21:53 Kitabımın baş sayfasına düştüğüm not ile başlamak istiyorum: Tarih tekerrürden ibarettir; dün Veba, bugün Korona...
İlk kez Çin'de yayılıp insandan insana bulaşarak iki ay gibi çok kısa bir sürede tüm ülkelere yayılan Koronavirüs'ün bütün dünyayı etkisine aldığı bir dönemden tam olarak 110 yıl öncesinde yaşanacakların birebir temsilini oluşturan; önünde ilham alacağı elle tutulabilir büyük bir salgın olmamasına rağmen sanki dönemler arası sosyolojik, psikolojik ve stratejik imgelem kuran ve tüm bunları kaleminin benzersiz fonetiğiyle yoğurarak ortaya kısa, öz ama makul ölçüde yoğunluğa sahip bir eser çıkarabilen bu yazara ne söz söylesek hakkını veremeyecek durumda olmayacak mıyız?
Gerçekten şaka gibi bir eser olduğu düşüncesinin bir benim kafamda oluştuğunu sanmıyorum. İnsanın 110 sene öncesinde yazılmış olduğuna inanası gelmiyor.
Tuhaftır London'ın eserdeki her analizi günümüz toplumuna gelen, hedefi ıskalamayan hummalı bir yaylım ateşi gibi...
Granser ile çocukların diyaloglarının ve anlaşmazlıklarının başlıca günümüz kuşak çatışmaları ve haksızlıkları ile; Granser'in salgın sırasında sokaklarda sürekli karşılaştığı insanlığı yok etmeye çalışan gaddar yağmacıların ise günümüzdeki yasakları çiğnemekten adeta zevk duyan hem kendisini hem insanlığı tehlikeye sokan cahil kesimle eşleştirebiliriz.
Stratejik olarak London'ın kurgusundaki karantinalar, fevri izolasyon kararları, insanlığın devamı için gerekli olan fedailik kavramları ve yeni düzen kurulması yönündeki adımlar olarak aradan geçen 110 yılda insanlığın hiçbir değişime uğramadığını söylemek isterim.
Jack London'ı saygı ile anıyor, kaleminden çıkan muazzam edebi ve düşünsel projelerinin bugünlere ulaşmasından dolayı minnettarlığımı sunuyorum.