Romanın konusunu, tarihte en ilginç olaylardan biri olan 1518 Strasbourg Dans Salgını oluşturuyor. Roman, kucağında bebeği ile evinden çıkan bir kadının, yoksul ve yorgun insan manzaralarını geçerek ulaştığı köprüden aşağı nehre bebeğini atmasıyla başlıyor. Kadının bu korkunç eylemi gerçekleştirmesinin nedeni ise sefalet ve açlık. Bu karardan sonra kadın bir tür hastalığa kapılarak dans etmeye başlıyor.
Çok geçmeden önce komşu kadının ve sonra diğerlerinin dansa katılmasıyla bütün Strasbourg sokakları dans edenlerle doluyor. Herkesin bu ortak hastalığa kapılıp kendisini dansa bırakmasının nedeni aynı: Sefalet. Dansa katılanların hepsinin bir derdi var. Her sınıftan insan dansa katılıyor.
Dans vebasının hızla devam ettiği ve kayıpların verildiği Strasbourg'da belediye başkanının ve piskoposun çözüm için anlaşmaya varmaları, reform tehlikesinin karşısında piskoposun teslim bayrağını çekmesiyle gerçekleşiyor. Piskopos belediye başkanının Lutheryen dinamiti ateşleme tehdidine karsılık kilisenin bütün varlığını halka açıyor. Olanlar karşısında hayretler içinde kalan halk tıka basa doymanın sevinciyle kiliseye bağlılığını haykırıyor. Böylece dans salgınını başlatan ve sona erdiren neden ortaya çıkıyor.
Kitap, çaresizlik karşısında verilen bir tepki, kendiliğinden büyüyen ve düzeni sarsan güçlü bir pasif direniş olarak da okunabilir.