·48 syf.····Okunma: 26 Ocak 2021 11:01 Okuyucu olarak mum hikayesindeki kahyaya Müslüm Gürses'den son pişmanlık neye yarar şarkısını armağan etmek istiyorum.
Neden mi ?
Çeşitli beylikler ile yönetilen köylerin birinde bir köylü köyün kahyası olarak atanıyor.
O zamana kadar aynı tarlada , aynı işleri yapan kişi kendisi değilmiş gibi köylülere ağır işler veriyor. Sürekli onları boyunduruk altına sokmaya çalışıyor.
İstekleri arttıkça köylü zorlanıyor, ağır şartlar altında çalışmak bütün ailelere zor gelmeye başlıyor.
Erkekler tarlada , kadınlar fabrikalar da zorunlu olarak çalıştırılıyor.
Üstelik çalışma zamanlarına hiçbir karşılık verilmeksizin.
Köylüler bu adaletsizliğe ve zulme dur demek için şehire bir heyet gönderiyor ama heyette eli boş dönüyor.
Bunu duyan kahya köylülere daha da yüklenmeye başlıyor. Şiddetle insanları yola getirmeye çalışıyor. İtaatsizliğe karşı zulmünün üstüne zulüm ekliyor.
Otoriter bir kişiliğin altında merhamet , vicdan , adalet , hak , hukuk anlayışı yerine , mal, mülk , takdir edilmek, yücelmek gibi kötülük tohumlarının filizleri yetişiyor.
Köylüler bu zalimliğe dayanamayarak kayhayı öldürme planları yapmaya başlıyorlar.
Köylüler arasından sadece biri Piyotr Mikhayef kötülüğe kötülükle karşılık verilmemesi gerektiğini, Yaratıcının elbet zulme dur diyeceğini, bir insanı öldürmenin bu zulmü yapandan daha da kötü olduğunu anlatıyor ve sabredin diyor.
Tarla başında çalışırken sürekli dua eden bu adamı herkes dalgaya alıyor. Bir gün kahya bir adamı tutup kendisi hakkında ne dediklerini merak ettiğinden köylülerin arasına yolluyor.
Adam geri geldiğinde dua eden adam hariç herkesin hakkında kötü şeyler dediğini sadece o adamın "insanlara dürüstlük lazım" dediğini söylüyor.
Makam, mevki hırsına düşüp, hak , hukuk nedir bilmeyen bu adam o an, merhametli eşinin de sözleriyle kötü düşünceler içinde olduğunu fark ediyor ve köylülerin evine doğru atını alıp gidiyor.
Hangi kapıyı çalarsa çalsın köylüler korkularından kapıyı açmıyorlar.
Kötülük eden aslında kendine etmiş oluyor kötülüğü çünkü, o an kahya geri dönmek için atına binmek isterken at korkuyor ve adam bir kazağın üstüne düşüp ölüyor.
Şimdi bu adamı , kötülük yaptığı insanlar mı kurtarsın yoksa o gözünde yüceltiği malı, mevkisi mi..?
Haksızlık edenin boğazından geçenler sonunda boğazında takılıp kalmaz mı ?
Zenginlik bulunca herşeyin sahibi mi sanarız kendimizi ?
Zenginlik bize zamanı alabilir mi?
Yada sağlığı..?
Ölümü geciktirebilir mi mesela?
İnsanların hakkında düşündükleri kötü şeyleri iyi şeyler ile değiştirebilir mi ?
İnsanlara yapılan adaletsizliğin yerini doldurabilir mi?
Bu hikaye bana sabırın ne kadar önemli olduğunu ve ilahi adaletin eninde sonunda herkes için işleyeceğini anlamamı sağladı.. :)
***
Kitap bu hikayeden ayrı birçok hikaye daha barındırıyor.
İnsan ne ile yaşar kadar olmasa da bu kitabı da oldukça beğendim.
Kendine ders çıkarmak isteyenler için gayet ideal bir kitap.