Gönderi

Sıkıntıya ve dara düşünce dua ediyorsunuz ; keşke sevinciniz doruklarda olduğunda ve bolluk günlerinizde de dua etseniz.
··
9bin Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu alıntı bize, insanın dua ile kurduğu ilişkinin genellikle çıkar temelli olduğunu sorgulatan derin bir gözlemdir. İnsanlar çoğu zaman sıkıntıya düştüklerinde, çaresizlik içinde Allah’a yönelir; dua, bir tür yardım çağrısına dönüşür. Ancak aynı insanlar, sevinç ve bolluk içindeyken bu yönelişi çoğunlukla unutur. Bu durum, inancın ve maneviyatın sadece ihtiyaç anlarında hatırlanması gibi yüzeysel bir anlayışı ortaya koyar. Oysa gerçek bir manevi bilinç, hayatın hem zor hem de kolay anlarında aynı derinlikle yaşanır. Dua sadece dert zamanında yapılan bir talep değil, varoluşun her anında sürdürülen bir farkındalık biçimi olmalıdır. Çünkü sevinç anında dua etmek, insanın yalnızca talep eden değil, aynı zamanda şükreden ve unutmayan bir varlık olduğunu gösterir. Bu açıdan bakıldığında alıntı, insanın Tanrıyla ya da kutsalla kurduğu ilişkiye dair daha tutarlı, daha içten bir yaklaşım çağrısıdır. Zira sadece ihtiyaç duyduğumuzda yöneldiğimiz bir inanç, bizi manevi olarak olgunlaştırmaz. Asıl olan, bolluk zamanında da kalbiyle bağlı kalabilmek, şükrü unutmayacak bir bilinçle yaşamaktır..
Sayfa kaçta acaba ya da kitapta hangi bölümde