Gönderi

Zen ustası Lin Chi şöyle der:
"Gençken tekneler beni büyülerdi. Küçük bir kayığım vardı ve yalnız başıma göle açılırdım. Saatlerce orada kalırdım. Bir seferinde, güzel bir gecede, gözlerimi kapamış kayığımda meditasyon yapıyordum. Akıntı aşağı boş bir kayık geldi ve benimkine çarptı. Gözlerim kapalıydı, bu yüzden şöyle düşündüm: 'Biri kayığıyla geldi ve kayığıma çarptı.' İçimde öfke yükseldi. Gözlerimi açtım ve öfke içinde adama bir şey söyleyecekken kayığın boş olduğunu fark ettim. O zaman hareket edecek yön kalmadı. Öfkemi kime ifade edecektim? Kayık boştu. Yalnızca akıntı aşağı yüzüyordu ve gelip benim kayığıma çarpmıştı. Bu yüzden yapacak hiçbir şey yoktu. Öfkemi boş bir kayığa yansıtamazdım." Ve Lin Chi devam eder:
Sayfa 47·Kitabı okudu
İnsan
·
36 Gösterim
1 Yorum
"Gözlerimi kapattım. Öfke oradaydı, ama çıkış yolu bulamadığımdan gözlerimi kapattım ve öfkeye doğru geri geri yüzdüm ve o boş kayık benim fark edişim oldu. O sessiz gece, içimde bir noktaya geldim. O boş kayık benim ustamdı. Artık biri gelip bana hakaret ettiğinde gülüyorum ve diyorum ki: 'Bu kayık da boş.' Gözlerimi kapatıyorum ve içeriye gidiyorum."
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.