Kitap başkarakterimiz Meursault'un annesinin vefatıyla başlıyor. İlk olarak karakterin annenin vefatı için patronundan izin alıp da patron isteksizce izin verince onu anladığını söylemesiyle ürperdim. Bu ürpermeler kitabı okurken arttı. Çünkü kendimden çokça izler gördüm karakterde. Bu yüzden ondan nefret ettim ki kendimi baya severim.
Kitaba dönecek olursam karakteri anlatacak doğru sıfat kayıtsız olabilir. Ama o da doğru gibi gelmiyor. Hissiz ya da duygusuz değil kesinlikle. Bir şeyler hissediyor. İşte burda dikkatimi - bu kısım kitabı okumamışlar için spoi olabilir- rahiple konuşunca sonunda duygu patlaması yaşaması ve o an karakterini dökmesi çekti. Karakterin annesinin ölümüne üzülmemesi ile suçlanması değildi onu sinir eden neden üzülmesi gerektiğinin düşünülmesiydi. Ayrıca davada yok sayılmaktı. Kitabın sonunda zaten bir hiç olacağını kabulleniyor.
Güzel bir kitaptı ama dediğim gibi karakterle aramda nefret bağı oluştu. Okunabilir.