Son dönemde okuduğum ve “En”lerim arasına giren bir kitap oldu️
Ölümden sonraki hayatlara bir kapı aralıyor Eagleman. Hayatlar diyorum çünkü onun hayal gücüyle kitap boyunca 40 farklı senaryoyu yaşıyoruz. “Ya .... olursa?” diye başlayan alternatif dünyaları ve bunların sonuçlarını, eğlenceli ve eleştirel bir dille ele alıyor kitabında.
İlk alternatifte; ölümden sonra aynı deneyimleri tekrar yaşarsınız fakat hepsi art ardadır. Yani 2 ayınızı araba sürerek, otuz yılınızı uyuyarak, 27 saatinizi acı çekerek.. yaşarsınız.
Bir başkasında ise; uyandığınız anda her şey aynıdır, fakat dünya sadece hatırladığınız insanlardan oluşmaktadır. Yani hatırlamadığınız ya da daha önce tanımladığınız kimse yoktur. Bu yüzden üretimde çalışması gerekenler, parktaki yabancılar ortadan kaybolmuştur.
Bir başkasında ise; kocaman bir bekleme salonunda dünyanın gidişatını bir TV’den izlemeye davet edilirsiniz. Yani artık dünyadaki yaşamın bir parçası değilsiniz fakat kumandayla istediğiniz anını izleyebilirsiniz.
Tüm bu alternatifler bize, neyin doğru neyin yanlış olduğunu sorgulatmak için kurgulanmış gibi. Hangisinin iyi, hangisinin kötü olduğuna karar vermek zaman zaman zorluyor. Örneğin; ölüm sonrası yaşamda dev bir ekranda sevdiklerimizi izlemek ne kadar iyi️Fakat bir zaman sonra üyeliği bitenler dışarıya çıkarılıyor. Çıkarılanlar istan ediyor, öfkeleniyor. Niye? Üyeliği bitmeyecek olanlara imreniyorlar. Fakat imrenmeliler mi? Sevdiklerinin acı çektiğini görmek, öldüğünü izlemek, dünyadaki kötülükleri görmek ve müdahale edememek...
Eagleman’ın bu 40 farklı senaryodan oluşan kitabını okurken içinde bulunduğumuz hayatı düşünüyoruz. Her alternatif dünyadaki bir gerçekliğe ya da arzuya gönderme yapıyor, eleştiriyor.
Mutlaka okunmalı